digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Müteahhitler Türkiye'de siyasilerin en büyük sponsorları olduğu için Türkiye'de bu işler olmaz. Tüm belediyeler toprak rantı üzerine kuruludur. Siyasetçilerin, belediye başkanlarının büyük hevesler ile koltuklara neden saldırdıklarını sanıyorsunuz? Millete hizmet için mi? Bir alana imar götürmek ya da götürmemek bir yolun köprünün güzergahını belirlemek kamulaştırmak milyar dolar seviyesinde rant yaratır. Ve bu rant sistematik olarak birilerinin cebine akar.
O yüzden böyle projeleri Türkiye'de göremiyoruz. Bizimkiler betona yatırıyorlar bütün parayı. Oysa şehrin 30km dışında büyük bir alana raylı sistem götüreceksiniz. Kanalizasyon telefon fiberoptik internet götüreceksiniz. Sonra üzerine bir kaç ayda dikilen müstakil prefabrik evlerden dikeceksiniz. 20-40 milyara dublex prefabrik ev dikiliyor şimdi. Siz 20 bin tane dikeceğim derseniz o 40 bin liralık prefabrik villanın fiyatı 10 bin liranın altına düşer. 8-10 bin liraya evin içini yaptırsanız, 5 bin lira arsasına verseniz, 5 bin lira da devlete alt yapı katılım payı verseniz 30 bin liraya villa sahibi olunur. Şehre trenle rahat ulaşım imkanı verin. Herkes şehir dışına gitsin. Herkesin evi olsun. Prefabrik evde kimse deprem korkusu da yaşamasın.
Ama Türkiye'de böyle işlemiyor sistem. Belediye bir yeri yerleşime açmaya karar verir. Bu yere imar gelmeden Belediye seçimlerinde parayı basıp partiyi destekleyen kodaman müteahhitlere kuşlar bu bögleyi söyler. Onlar herkesten önce gidip tarlaları yok parasına alırlar. Sonra imar gelince buraya alt yapı yatırımı gelecek diye deli paraya satmaya kalkarlar. Bir de betona demire çeliğe yatırım yapar faturasını da müşteriye ödetirler.
Bu işle aslında yazdığım kadar kolay. Ama bu millet uyanmadığı sürece talep etmediği sürece kimse bunu yapmayacak. Osmanlıdan kalma o padişah insin bu padişah gelsin zihniyeti hala devam ediyor, o parti gitsin bu parti gelsin diye oy atıyoruz. Ama kim gelirse gelsin bu sistemin değişmeyeceğini ve hizmet görmeyeceğimiz gerçeğini hiç anlamıyoruz. Önemli olan belediye başkanının ya da partilerin değişmesi değil sistemin değişmesi. Seçim yasası ,siyasal partiler yasası değişmezse ve bu halk kul ve teba olmaktan çıkıp vatandaş olmazsa hindistan kadar olamayacağız.
Bu çaresizlik o kadar kanımıza işlemiş ki 8bin dolarlık evi imkansız sanıyoruz. Ev sahibi olmanın yolunun ya TOKİ den kuraya girip dua etmek ya da parayı basıp rant düşkünü inşaat devlerinin yaptığı lüks evlerden almak zannediyoruz. Bakın gene tutamadım kendimi siyaset yaptım
saygılar
Doğru söze ne denir