Türkiye'de yanlış uygulamaları gerektiğinde büyütmek, uluslararası kamuoyuna taşımak gerekir. Türk insanı olarak bu konularda hakkımızı kullanmayı bilmiyoruz, aslında korkuyoruz demek istemiyoruz ama genlerimize sonrada yerleşmiş bir korkaklık var.
Milliyet.net konusunda evet "ameleler" kazandı. Ancak bunun karşısında 5 aylık hazırlık sürecinden sonra aynı avukatlık firması TURKCELL.ORG için dava açtı ki, bu domain milliyet.net 'de adı geçmişti.
Turkcell.org 'i kaybetmiş olsam da bu dava sürecini takip eden arkadaşlar bu konunun nerelere gittiğini gördüler. Konu ilk günden itibaren İnsan Hakları konusuna dönüştü benim için. Karşımızdaki firmaların sözde büyüklüğüne aldırmadan mücadelemizde haklı olduğumuza inanıyorsak sonuna kadar gitmeliyiz.
Türkiye'de genelde korkutmaya dayalı bir davranış tarzı var. Birilerinin bu sözde avukatlara "İnsan Hakları" ve "mevcut Türkiye usulü" hareket tarzının işe yaramayacağı öğretmesi lazım. Ben bunu yapmaya çalışıyorum.
Bir okulun verdiği bursla Kanada'ya gitmiştim. 4 aylık Kanada tecrübem ülkemiz insanının İnsan Hakları konusunda ne kadar duyarsız olduğunu ya da korkutulduğunu göstermiş oldu. Bir kesim zümre duyarsız iken halk tabanını oluşturan bizler ise korkutulmuş durumdayız.
Artık uyanma vakti... En azından herkes haklı olduğu konuda "nalet olsun" deyip yarıda bırakmamalı, kimseye kolay pabuç olmadığını göstermeli.
Sağlıcakla kalın