Bugün 23 Nisan yani Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Her yıl gibi bu yıl da coşkuyla kutlandı ancak çocuklardan çok büyükler eğlendi. Çocukluğumdan beri 23 Nisan’dan hiç zevk alamadım, her çocuk gibi beni de görevlendirirlerdi. Bazen çok güzel bir gelinlik giyerdim bazen de tiyatroda rol alır gereken kostümü giyerdim. Provalarda bayağı eğlenirdik ama nedense her 23 Nisan günü hava yağmurlu ve kara bulutlarla örtülü olurdu ve hevesimiz kursağımızda kalırdı. Soğuktan tir tir titrerdik ve içimden “Bu nasıl bayram, bayram değil işkence

” derdim. Ailelerimizin ve izleyicilerin oturduğu yerlerin üstü kapalı olurdu ama biz tüm gün açık alanda beklerdik ve geldiğimde ayaklarım ıpıslak ve şişmiş olurdu. Anlayacağınız kendi bayramımı kutlayamazdım bu sadece benim için geçerli değil eminim başka şehirlerden pek çok arkadaş da bunlardan şikayetçi olmuştur.
Bugünün haberlerine şöyle bir göz attım da bu yıl da durum pek farklı olmamış, yine küçükler arkadaşlarına sarılarak ısınmaya çalışmış, kendisine armağan edilen bu mutlu günde mutsuz olmuş. Bu durum artık bir 23 Nisan klasiği oldu maalesef. Biz yine de küçüklerimizin bayramını kutlayalım ve gelecek yıldan itibaren gerçekten onların bayramı olmasını dileyelim.