Benim düşüncem, "Empati." Yani insanların aklından geçenleri, hatta bilinçaltındakileri bilebilmek ya da sezebilmek. İnsanlar, neyi merak eder; ilgi alanlarındaki öncelikler nedir, hangi konu hakkındaki yazılar, çoğu insan için hayati ihtiyaçtır vs vs. Bu, o kadar da zor değil. Sana gereken malzeme, sadece SEN'sin, yaşayan bir birey olarak önceliklerin neler, fizikî ve rûhî ihtiyaçların neler, en çok ilgini çeken şeyler neler... Yani yazılanlar, SENİ; dolayısıyla insanları/insanlığı ilgilendiriyor mu ve ne kadarını ilgilendiriyor...
İkincisi, bu ilginin diğer insanlara da aynı şekilde yansıyor mu? Mesela sen araba meraklısısın. Türk insanının yüzde kaçı araba meraklısıdır? Hangisi genele yansımış; Araba mı futbol mu, teknoloji mi sanat mı, webmasterlik mi müzik mi, bilmem pul koleksiyonculuğu mu yoksa güzellik-bakım mı vs vs.
Örneğin sporla ilgili bir site kuracaksın. galatasaray.com mu daha çok insanı içine alır futbol.com mu yoksa spor.com mu? Yani halka ne kadar genişse, hitap ettiğin alan ne kadar genişse, ziyaretçi yelpazen de o kadar geniş kesimden olacaktır. Örneğin spor, erkeklerin bir çoğunun ilgi alanıdır. Ama galatasaray, sadece o takımın taraftarlarının ilgi alanıdır. Tabii, o konuda onlarca site zaten varsa, yeni birisini açmak da anlamsız.
Bir aşçı düşün ya da bir ev hanımı. Elinde bütün malzemeler var; lahana, patlıcan, maydonoz, domates, et, baharat vs vs. O yemeği lezzetli yapan, tüm bu malzemeler ya da bunların kaliteli olması değil, o aşçının ya da ev hanımının kendi ruhundan kattığı birşeydir... Hadi tüm herşeyi doğru yapmış, ama tuz atmayı unutmuş. O yemekten lezzet almak mümkün mü???