dll adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Haklısın, ancak ben buraya göre yazdım. Belki başlığı yanlış attım Türk reklamcılığı diye kontor veya popup reklamcılığı denebilirdi.

Bi ilin sularının kesik olduğunu düşünürsek bu belediyenin kötü olmasıdır, bunu Türkiye'nin geneline bağlayamayız tabiiki.
Ya da "Reklamcılıkla internet reklamcılığı arasında koca bir çizgi vardır" mı demeliyiz? Aslında dejenere olduk. Toplumca elimizdeki tüm değerleri yitirdik. Geçenlerde Fatih Sultan Mehmet ve İki Papaz adlı bir çizgi film oynuyordu TV'de. Seyretmişsinizdir belki. Papazlar, Osmanlı toplumunu incelemek için esnafı fln geziyorlar. Diyor ki bana 2 kilo şundan tart. Esnaf, 1 kilo tartıyor ve ekliyor: "Daha karşımdaki dükkan şiftah yapmadı. Lütfen diğer kalan bir kiloyu da ondan alın."

Evet, toplumca bozulduk. Öyle bozulduk ki gazetelerde boy boy İncil reklamları yayınlanıyor. Hatta görüyorum Google Adsense reklamlarında bile. Bu milletin öz kültürüyle dalga geçer gibi... Öyle bozulduk ki, insanlar birbirini kollamak yerine birbirini nasıl dolandıracağının hesabını yapıyor. Öyle bozulduk ki eskiden gizli saklı olan şeyler, bugün insanın gözüne sokula sokula yapılıyor. Türk Milleti'nin değerleri çöküyor... Türk Milleti, içten içe çürüyor, yozlaşıyor. Biz de burda üstümüze çöken bu gök kubbenin altında, "reklamcılık ölmüş" diye selasını verip tabutunu taşıyoruz 9 Tıpkı İstanbul fethedilirken papazların toplanıp Meryem'e gelen melek, dişi miydi erkek miydi; ya da Osmanlı çökerken ulemamızın minareye eşşek derisinden yapılan çarıkla çıkılıp çıkılmayacağı gibi... Tek yaşayan, dünya. Dünya, yine kendi halinde dönüp dnüp duruyor. Sanırım, biraz da ne olacak bu insanların hali der gibi biraz kaygıyla...