Aslında bu savaşların altında yatan biraz da DİNİ ÖNGÖRÜLER. Üç büyük din var dünyada başlıca ve bu üç semavi din de bir Mesih beklentisi içinde. Yahudiler diyor ki, "Mesih" daha yeryüzüne gelmedi. Hz.İsa, Mesih değildi. Hıristiyanlar diyor ki, Mesih Hz. İsa'ydı. Yeryüzüne geldi, fakat Yahudiler onu çarmıha gerdi. Ve tekrar yeryüzüne dönecek ve sadece Hz.İsa yanlılarını yanına alıp göğe yükseltecek. Müslümanlar da diyor ki, Mesih Hz.İsa'ydı, yeryüzüne tekrar gelecek; ama ne Hıristiyanları ne de Yahudileri kurtaracak. Mehdi'nin yardımcısı olacak ve Müslüman olarak yaşayacak.
Belki size komik görülebilir. Ama tüm dünya devletleri ve bu devletlerin yöneticileri bu Mesih'in beklentisinde. İsrail, bir Mesih beklentisi içinde. Mescid-i Aksa'nın altını kazıp Mescid-i Aksa'yı içten içe sanki doğal bir yıkımmış gibi yıkacak ve böylece kendince Mesih'in gelişine yardımcı olacak. ABD Evanjelikleri, bir Mesih beklentisi içinde. İsa'nın gelişini hızlandırmak için büyük ortadoğu projesinin peşinden koşuyor ve bize müttefik gibi görünse de sıra Türkiye'ye gelecek. İran, bir Mehdi + Mesih beklentisi içinde. Anayasalarında bile bu anayasa, Mehdi gelinceye kadar geçerlidir diyor. Mehdi geldikten sonra devlet başkanı cumhurbaşkanı artık herneyse o olacak ve Çarmıhı yıkıncaya, yeryüzünde bir Yahudi bile kalmayana kadar hepsini yok edecek. Hatta bir taşın ardına bir Yahudi saklansa, taş dile gelip, "Ey Müslüman, arkamda bir Yahudi saklanıyor, gel onu öldür diyecek."
Şu an İran, böyle bir karar almışsa bu gerçekten de büyük bir gelişme demektir. Yani güvendikleri Mehdi'nin geldiğine inanıyorlardır. Kıyamet Alametlerinin Gizli Kodları adı altında bir yazı dizisi hazırlamıştım. Konuyla ilgili arkadaşlar, bu yazılara göz atabilir...
(Tüm makaleler kendime aittir.)
Kıyametin Alametlerinin Gizli Kodları 1 Kıyametin Alametlerinin Gizli Kodları 2 Kıyametin Alametlerinin Gizli Kodları 3