UnPooMKT,
Elmas-Su Çelişmesi (The Diamond Water Paradox) diye bir ekonomi teorisi vardır. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Doğada az bulunan şeyler, örneğin elmas, bu özelliği nedeniyle değerli kabul edilir. Lakin, çölde cebinde bir torba elmasla dolaşmaktansa, ki o bir torba elmasla belki küçük bir baraj bile kurabilirsiniz, bir pet şişe dolusu su daha çok önemlidir. Suyun ve elmasın değerlilik oranı, bulunduğu ortama ve zamana, daha doğrusu şarta göre değişir. Neticede insan su olmadan yaşayamaz.Elmas olsa da olur hayatında, olmasa da.
Bu kısa ekonomi bilgisinden çıkarmanız gereken ders: Siz ne kadar yaptığınız işi Mona Lisa isimli tablo, kendinizi de Leonardo Da Vinci sansanız, aslında insan hayatında çok gerekli olmayan bir bilgisayar sistemine kod yazıyorsunuz. Biraz insaflı olun. Hele ki şu ekonomik kriz döneminde, hakikaten insaflı olun.
Eğer bu yazıda gerçekten ciddiyseniz "marginal utility" kavramını bilmiyorsunuz demektir. Zaten paradoksu paradoks yapan budur. Gerçek hayatta "marginal utility" kavramı insandan insana değişirken buna "supply-demand" dengesinden oluşacak pazar fiyatını da katarsanız böyle bir karşılaştırmanın zaten mantıklı olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Günümüzde sizin için su daha mı önemli? O zaman su için, yazılımlarla ilgilenmeyin. Forumda yazıyorsunuz, internete para ödüyorsunuz. Demekki yaşamsal değeri olmayan internetin, size verdiği marjinal getiri, sıfırdan yüksek ki internete kendi rızanızla para veriyorsunuz.
Yazılımları başka işlerle nasıl karşılaştırabiliyorsunuz anlamıyorum.
Siz bilgisayar çipi alırken (bunun da yaşamsal değeri yok) arkasındaki deneyim, zeka, teknoloji için mi para ödüyorsunuz yoksa bunun madensel değeri $40, neden $300 vereyim mi diyorsunuz?
Bir insanın bir yazılım (ya da herhangi bir ürün) üretmesi için illa birilerinin başta parasını ödemek zorunda olmadığı konusunda size tamamen katılıyorum. İnsan kendi fırsatını kendisi yaratır, emek vererek, bir şeylerden vazgeçerek.
Ancak ortaya çıkan ürün, oranlarsak, dünyadaki insanlar arasında küçük bir bölümünün yapabileceği bir ürünse (ki maden ya da diğer işlerle karşılaştırılamaz [fiziği elverişli olan herkes odun taşıyabilir ama uzaya füze fırlatamaz]) fiyatına kendisi karar verir. Microsoft örneğiniz için, Windows işletim sisteminin fiyatı için size mi soruluyor? Bu işi ciddi anlamda yapabilen firma sayısı az, hitap edilen kitle devasa boyutlarda.
"Fiyat belirleme" başlı başına bir iştir. (Rakipler, ürünün üretilmesi için harcanan sermaye[sermaye fiziksel olmak zorunda değildir, akıl, deneyim, tecrübe, harcanan yıllar, emek de bir sermayedir], kısa ve uzun süreli hedefler hesaba katılır)
Sonuç olarak, fiyat pahalı geliyorsa, almayın, kendiniz yazmayı deneyin veya "ben yazılımsız da yaşarım" düşüncenizle yaşayın, kendi fikrinizdir, kimse sizi zorlayamaz. Kimse insanlara zorla yazılım satmıyor.
Mesajlarınızı okudum sürekli forumdaki arkadaşları suçlamışsınız. (Yapamazsınız gibi...) Herkes boş vaktinde okey yazılımı yazmak zorunda değil.
Ekonomi bilginiz ile övünüyorsanız önce onu kullanmayı deneyin.
"Talep arttıkça fiyat düşer" kuralı her yerde geçerli değildir. (Bkz: oligopoli + oyun teorisi)
Mona Lisa tablosu için 5 lira vermeyecek insanlar da vardır. Bu tarz ürünler, hitap ettiği, değerini bilen kesim için üretilir, herkes için değil.
İyi çalışmalar.