Detroit'lilerden kaçan para size geliyor, şu anda vosvos dünyanın en büyük şirketi konumunda. Ama bu işler belli olmuyor, 3 sene evvel GM bu durumdaydı biliyorsun.
Bu krizden en büyük zararı, eşekler gibi çalışıp vergi veren, sonra da üstüne işsiz kalıp verdiği para büyük şirketlere yedirilen (ve evine haciz yağan) ABD orta sınıfı yaşadı, kendi çaplarında devrim yapıp görece sosyalist Obama'yı getirdiler. (ABD'nin sosyalisti bu kadar oluyor) .
Kriz beni şöyle vurdu, yükselen krizden habersizdim, bir yabancı şirketle anlaşmıştım. Tam biletler elime geçecekken burada kaldım. Çok ağır durumda kaldım ama az çok toparladım gibi avukatlara karşı.

Bir paranın değeri, kaç el geziyorsa o şekilde belirlenir. Mesela sen parayı aldın bakkala verdin, o da aynı gün gitti tesisatçıya verdi, o gitti akşam çıkışta beyaz eşyacıya verdi, 4 kişiye hizmet veya iş sağladı tek banknot. Ama eğer kriz varsa, psikolojik düzeyde bile olsa, sen o parayı tutarsın ve 3 kişinin gelecekteki ödemeleri de sekteye uğrar. Ertesi gün başka 3 kişi ve bir ay zarfında psikolojik çapta olan şey reel şekle geçer.
Bu tür durumlarda güven ortamı şarttır. Güven ortamını sağlayacak olan şey birilerinin korkmadan yatırım yapmaya istihdam sağlamaya devam etmesidir. Bu da Keynesian metodlardan geçiyor.
Yani, devlet yatırım yapacak. Ama fabrika kurarak değil. Şeker fabrikası kurmak neye yarar? Mevcut şeker fabrikaları iş yapmıyor ki? Bir de sen kurarsan devlet olmanın önceliğiyle iyice batırırsın sektörü.
Devlet alt yapı yatırımı yapacak. Metro, elektrik dağıtım şebekeleri, internet teknojileri, kanalizasyon ağları, askeri yatırımlar (ilk yerli uçak gibi) hatta yapabiliyorsan uzay faaliyetleri.
Yani belli bir zamn diliminde çalışılacak, yerli rakibi olmayan, ve bittiğinde topluma değer bırakacak projeler. Obama'nın vaatlerinden birisi bu. Britanya başkabanının da vaadi bu, ama Britanya açık açık söylüyor, 2009'dan bir hayır beklemeyin diye. Bir politikacı bile bile bunu söylüyorsa toparlanma 2010'dan evvel olmayacak demektir.