Katkıda bulunan tüm arkadaşlara teşekkürler ve Atatürkle ilgili birkaç anıyı da ben paylaşayım.

Lozan barışından sonra idi. Bir akşam Atatürk'ün sofrasına Özel Kalem Müdürü telaşla yaklaştı ve bir şifre okudu. Çanakkale Valiliğinden geliyordu. İki büyük Devlet Çanakkale'nin bazı yerlerine kendi bayraklarını asacaklarını bildirmişlerdi. Vali de bunu haber veriyor ve ne yapması emredileceğini soruyordu.
Mesele mühimdi. Türk topraklarına yapancı milletlerin bayrakları asılacaktı. Atatürk telgrafın mahiyetini öğrendince:
"Acelesi yok!" cevabını vererek Özel Kalem Müdürünü yolladı. Oysa Vali acele kaydı ile şifreyi çekmiş ve acele cevap istiyordu. Bayrak asılırken bir linç olayından veya çıkacak kavgalardan çekiniyordu. Saat 22'de, 23'de ve 23:30'da Özel Kalem Müdürü yine hatırlattı olayı ama cevap aynıydı. "Nedir bu aceleniz ve telaşınız" Saat 24 ve 02, yine cevap aynı. Gün ağırmak üzereyken Atatürk Özel Kalem Müdürünü çağırır ve sorar: "Şifreye cevap verdiniz mi?"
"Hayır." "Öyleyse yazınız, Çanakkale Valiliğine, Çanakkale Topraklarına yabancı bayrağı çekmeye yeltenenler kim olurlarsa olsunlar, derhal ellerine kelepçe takarak Ankara'ya sevk ediniz." dedi ve sordu:
"Ne yapacaksınız şimdi?"
"Şifreye şifre ile cevap vereceğiz."
"Hayır" dedi, "Şifre ile değil. Bu telgrafı açık çekeceksin"
Telgraf çekildi ve Yabancı bayrakları ne bahsedilen bir saatte ne de hiçbir zaman çekilmedi.

Kaynak: Her yönüyle insan Atatürk