Dolaylı yönden tabi ki var emperyalizmle alakası fakat konuyu o boyuta getirmeye gerek yok. Olay işverende biter, yerli veya yabancı sermayede değil. İşveren neye bakar: elde ettiği kara bakar. Kapitalist ve emperyalist bir düzen işverene ya yeterli(!) kar sağlamaz, ya da aç gözlüdür; işçiyi ezer. Büyük firma bunu göze alamaz, son teknoloji kullanır.
Bu olayların meydana geldiği işyerleri genellikle küçük işyerleri. İşçilerin sigortası bile yok. obidergi'nin dediği gibi, bu bilinçsizlikten, sindirilmiş olmaktan kaynaklanıyor. Ülkemizde sendikal faaliyet yok denecek kadar az, işçiler haklarını bilmiyor, aramıyor, sindirilmişler. Yakın dönemde ki en benzer olay Tuzla olduğu için o örneği veriyorum. İşçiler eylem bile yapamadılar, işten çıkarıldılar tehdit edildiler. Siyasi güç alamadılar, ezildiler. Bunun örneği çok ülkemizde. Yasayla falan da bu iş çözülmez, refah düzeyi artmalı. Bu da genel ekonomiye bakar. İstediğin kadar sigorta yaptırmayana ceza ver, işçiyi ezene ceza ver. İşsizlik olduğu sürece daha bilmediğimiz neleri çıkacak.
"Çalışan biz, yaratan biz; biz açız. Sömüreni sırtımızda taşırız.
Neden böyle öfkemizi içimizde saklarız? Haklı biziz, güçlü biziz, bunu anlamalıyız."
Fazla söze gerek yok.