Child adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İçim üşüdü ya. Vodka'yı hızlı içemiyom ben. *** On The Beach desek olabilir. Rakı da olabilir. O daha sağlam. Neyse gelmiyom havalar düzelene kadar.

2-3 sene önce kışın Antalya'ya gelmiştik ailecek. Dışarda herkez mont , atkı , bere v.s giymişti. Havaya baktım dedim ne güzel. Akşam esintisi çıkmış gibi süper bi hava vardı.. Tshirt üzerine ince bi kazak giydim çıktım. Herkez yamyam gibi bakıyordu. Ama ben üşümüyordum. Sıcak kanlı bi hayvanım ben. Balkanlara yakın okudum. Orda da üstüme mont v.s giymedim. Sizin soğukla bizim soğuk birmi diye düşünüyorum şimdi.

Bu arada Antalya'nın havasının en güzel olduğu dönem sanırım Eylül ayı. Olympos'a geldim bu sene. Acayip güzeldi. Az kişi vardı fakat havası hiç boğmadı. Süper rahattı.
bir ankaralı olarak eklemek istediğim bir şey var. Sıcaklık termometre ile ölçülür fakat insan üzerinde etkisinde farklı etkenler mevcuttur. Örneğin Ankarada kuru ayaz denen bir soğuk vardır ve gerçekten insanı üşütür. Çünkü nem oranı, rüzgar gibi etkenler diğer bölgölere kıyasla İç Anadolu'da farklıdır. Erzurumun soğuna giderseniz orda kar yağışı çok olduğundan nem oranı daha yüksektir bu yüzden termometre daha düşük göstersede hissedilen sıcaklık daha yüksektir ve üşümezsiniz.2 yıl kadar önce Erzuruma gittiğimde evlerin çatılarından boyum kadar buzlar sarkıyordu ama sadece kazakla dışarda dolaşabiliyordum.Aynı dönemde Ankarada montsuz dışarı çıkmanın imkanı yoktu. Ah yokmu şu kuru ayazlar sokakları bom boş bırakıyor.