Belgeselin adını bilmiyorum, kaçırdım başını.
yalnız şu kadarını anlatayım;

Türkiyede ocak 2009 itibarı ile çalışan memur dahil herkes vizite ücreti ödeyecek. Ve ismini vermek istemiyorum, bir devlet hastanesinin maaşlı doktorunun bana ve yanımdaki diğer elemana kurduğu cümle aynen şu; "Eğer döner sermayemi vermeyeceklerse hastaya mastaya bakmam, gelirim odama arkadan kilitler otururum!"

karşılaştırma (dün gece belgeselde araştırdı amca);

İngilterede herhangi bir sağlık muayenesi için, yatış ve taburcu dahil cebinizden 1 YTL bile para çıkmıyor, aksine eğer hastaneye gelmek için cebinizden ücret ödemişseniz ve bu ücreti belgeleyebiliyorsanız, geliş ve evinize geri dönmek için gidiş paranızı veznede, çıkarken ödüyorlar. Aynı ülkedeki doktorlar "maaştan ziyade döner sermaye almazsam koy hastanın göte gide" mantığıyla çalışmıyorlar. Ne kadar hastayı iyileştirdiğini raporları ile birlikte kanıtlarlarsa, maaşlarına pirim alıyorlar.

Bu giderler halkın verdiği verginin karşılığı olarak, hizmet ediliyor.

yine aynı belgeselde;

Fransada sağlık konusunda daha ileri gidilmiş, ve bunu halk sadece vergisini düzenli ve gerektiği gibi vererek karşılıyor/sahip oluyor. Eğer yeni doğum yapmış biri iseniz 6 ay ücretli + 6 ay ücretsiz doğum izini veriliyor. Ve bu süre zarfında haftada 2 gün, 4er saat olmak üzere devletin parasını ödediği görevli dadılar size evde yardım ediyor (temizlik, bebek bakımı vb.)
Ödeme; vergileri düzenli ödeyerek yapılıyor.

Bunu halk milliyetçilik bilinci ile yapıyor, şöyle ki; Fransa veya İngilterede yaşayan herhangi bir insan "Ben Cezair asıllıyım vergi vermem" ve bunun karşılığı olarak devlet "Bu adam Cezair asıllı bunun hastasına bakmam" demiyor. Herkes gerekeni yapıyor. Ben ki kendi devletime ve kendi teşebbüsüme gereken önemi verirsem 1 damla yardım etmiş olurum. Hem devletime, hem teşebbüsüme. Bu yardım devlete veya teşebbüse yapılan yardım değildir. Bu yardım kendi hayatıma yaptığım bir yatırımdır.