Sayfayı defalarca yeniledim, acaba, acaba dedim benden başka ilgilenen oldu mu bu konuyla, 1 kelime dahi olsa bir cevap yazdılar mı dedim... Ama her seferinde yanıldığımı anladım. 29 Ekim'de, Cumhuriyet Bayramı'mızda, vatanını milletini bu kadar çok seven (sevdiğini iddia eden) kişilerin, böyle bir konuya bırakın mesaj yazmayı, bakmamaları dahi ne kadar acıdır, ne kadar üzüntü vericidir.

İbrahim Astsubay'ın konuşmasını hem çok büyük bir acıyla, hem çok büyük bir gururla dinledim. İzlerken tüylerim diken diken oldu, boğazımda birşeyler düğümlendi. Acıdım, çünkü bu kahraman abimiz bizler evimizde rahatça oturabilelim diye ellerini feda etti, gerekirse canını da feda ederdi, peki biz onun bu fedakarlığı karşısında ne yaptık? Gururlandım, çünkü bu kahraman abimiz, emrindeki MEHMET'lere hiçbirşey olmasın diyerek gözünü kırpmadan askerlerini bölgeden uzaklaştırıp bombanın üzerine atlayabiliyor, kendi hayatını feda etmeye hiç tereddüt etmiyor. Peki biz ne yapabildik bu fedakarlık karşısında? ...

İbrahim astsubayın konuşması öyle hassas, öyle dokundurucu ve öyle önemli ki... Daha yazsam çok uzun yazarım da... Nasıl olsa şu ana kadar olduğu gibi, şu andan sonra da kimse okumayacak bu konuyu. Neye yarayacak yazdıklarım...

Paylaştığın için teşekkürler Sabri, Allah(C.C.) razı olsun. Şehitlerimizin mekanları cennet olsun, Allah(C.C.) gazilerimizin yardımcısı olsun...