Minik bir ağlama sesiyle başlar dünyaya merhaba deyişimiz, ardından bir anne sıcaklığı hissediveririz, emekleme yürüme derken "anne bana oyuncak al" kelimesiyle ilk okul sıralarına uzanıverir hayat
mahallenin çocuklarıyla saklambaç oynarsın çok geçmeden ilk aşkın oluverir, birlikte ilk oturduğunuz çay bahçesinde ilk göz göze gelmeler olur
zamanla eğitiminin bittiğini görür gizemli bir şehirde kariyer yapmayı planlarsın..

ve bir bakmışsın delikanlılık çağların, hayatının baharı...
omuzlardasın ve can dostlarının ağızlarından çıkan tek bir ses
"en büyük asker bizim asker"
yalnız başına uğurlarlar seni gurbet eller, ne olduğunu anlayamazsın...
rütbeliyi baban, vatanını annen bilirsin,
birden kalleşlerin ortasında kalıverirsin yeşil elbiselerle, ana haber bülteninde adı geçmiştir ve feryat yükselir annenin çakır gözlerinde,
yeniden omuzlarda olduğunu hissedersin bu sefer ağızlardan lanetler ve feryatlar yükselir, ha birde...
"şehitler ölmez vatan bölünmez"

çok değil bir bayram arafesi olur,

mezarında otlar biter geçen bayramlarını düşünürsün annenin o nasırlı elini geçen bayramdaki gibi öpmek istersin, babanla bayram namazına gitmek için yine o kalleş kurşunu yemeyi bile göze alırsın,

ama unutma şehidim...!

uğrunda canını verdiğin vatanının özgür topraklarındasın.

KaRaKTeR