• 13-05-2022, 05:13:43
    #1
    Bir sonraki şirketiniz sizce DAO olmalı mı? Bu sorunun yanıtı neden olmasın. Geleneksel olarak, şirketlerin bir temel amacı vardır: hissedarları için para kazanmak. Ancak son on yılda girişimcilik odağını değiştiriyor. Girişimciler artık topluluk değeri yaratmak istiyor.
    Bugün girişimciler, işleri yürütmenin yeni yollarını keşfetmeye çalışıyorlar. Refah kadar toplum hizmetinin hedeflerine uygun yollar arıyorlar. DAO’lar topluma büyük ölçüde katkıda bulunurken, sürdürülebilir işletmeler yaratmaya çalışıyorlar. Bu nedenle, ilk önce blok zinciri projelerinde gelişmiş olan dağıtılmış güç kavramlarından yararlanmaya başlamaları şaşırtıcı değil. Burada yukarıdan aşağıya (hiyerarşik) bir yönetici piramidinin değil, topluluğun kararları yer alıyor. DAO’lar esnek ve verimlidir. Fakat sorumluluğu yönetmek ve istikrarsızlığı önlemek için muhtemelen hibrit bir kurumsal yönetim ve DAO yapısı gerekecektir.


    DAO NEDİR?

    DAO’lar, dünya çapında benzer düşünen insanlarla çalışmanın etkili ve güvenli bir yoludur.
    Bunları, üyeleri tarafından toplu olarak sahip olunan ve yönetilen, internet tabanlı bir işletme gibi düşünün. Grubun onayı olmadan kimsenin erişme yetkisi olmayan yerleşik hazineleri vardır. Kararlar, kuruluştaki herkesin söz sahibi olmasını sağlamak için teklifler ve oylamalar ile yönetiliyor. Harcamayla ilgili kurallar, kodu aracılığıyla DAO’ya işleniyor.
    Merkezi olmayan otonom bir organizasyon (DAO), üyeleri tarafından toplu olarak sahip olunan ve bir blok zinciri aracılığıyla uygulanan kurallar tarafından yönetilen ve işletilen bir organizasyondur. Bu akıllı sözleşmeler, yazılım geliştiriciler tarafından oluşturulur. Geleneksel şirketler, yönetim kurulu toplantıları ve şirket kuralları aracılığıyla insanlar tarafından hazırlanan ve uygulanan tüzüklerle veya şirket sözleşmelerinde yer alan düzenleyici kurallara sahipken; bir DAO, akıllı sözleşmeler aracılığıyla bir blok zincirinde otomatik olarak uygulanan kurallara dayanır. İnsanlar karar hakkına sahiptir. Akıllı sözleşmeler aslında ne akıllı ne de sözleşmedir. Belirli koşullar sağlandığında harekete geçen basit mantık öğeleridir (bilgisayar programları). Bir otomat düşünün ki para yatırırsanız atıştırmalık alabilirsiniz. Klasik anlamda yasal bir sözleşme değildir, ancak gerekli işlemi yaptığınızda (para yatırın, içeceğinizi seçin), insan müdahalesi olmadan işlem gerçekleşir.
    DAO’lar ayrıca kontrollerinin merkezi olmaması bakımından şirketlerden farklıdır. Kurumsal kurullar genellikle küçük gruplar tarafında yönetilirken DAO’lar birçok katılımcı tarafından yönetilebilir. DAO içinde genellikle merkezi bir liderlik yoktur. DAO’lar tamamen şeffaftır, çünkü tüm politikaları ve finansmanı, blok zincirindeki herkes tarafından görülebilen işlem faaliyetleri yoluyla doğrulanabilir.
    Başka bir deyişle, DAO’lar aşağıdan yukarıya karar verilerek çalışır ve şirketlerde bu yukarıdan aşağıyadır.


    DAO’lar nasıl çalışır ?

    Başlangıçta Bitcoin ilk tam çalışan DAO olarak kabul edildi; zira önden programlanmış birtakım kurallara sahip, otonom bir şekilde işlev görüyor ve paylaşımlı bir oy birliği ile yönlendiriliyor. Zaman içerisinde, akıllı sözleşme kullanımı Ethereum platformunda kullanılmaya başlandı ve DAO’ların yaratılışı daha yaygınlaşarak şu anki görünümlerini kazandılar.
    Peki tamamen fonksiyonel olması için bir DAO’nun nelere ihtiyacı var? Öncelikle, uyacağı birtakım kurallara. Bu kurallar bir tür bilgisayar programı olan akıllı sözleşmelere kodlanıyor ve bunlar otonom olarak internette bulunurken, aynı anda kendi başına yapamayacağı görevler için insanlara ihtiyaç duyuyor.
    Kurallar konduktan sonra, DAO fonlama sürecine girer. Bu iki sebepten ötürü çok önemlidir. Birincisi, DAO’nun bir iç mülkü olması gerekir; organizasyon tarafından harcanabilecek veya belirli aktiviteler karşılığı ödül olarak verilebilecek tokenler. İkinci olarak, kullanıcı DAO’ya yatırım yaparak oylama hakkı, bunun beraberinde de işleyişin nasıl olacağını etkileme yeteneği kazanır.
    Fonlama süreci bittikten ve DAO hazır olduktan sonra, tamamen otonom olarak yaratıcılarından ve diğer herkesten tamamen bağımsız hale gelir. Açık kaynaklıdırlar, yani kodları herkesçe görüntülenebilir. Daha da önemlisi, tüm kurallar ve finansal işlemler blockchainde kaydedilir. Bu da DAO’ları tamamen transparan, değişmez ve dürüst kılar.
    DAO faal hale geldiğinde, fonların nerede nasıl kullanılacağına oy birliğiyle karar verilir. DAO’dan pay alan herkes DAO’nun geleceğine dair tekliflerde bulunabilir. Ağın tekliflerle dolmasını engellemek için, her teklif için bir depozito zorunlu kılınabilir.
    Böylece, hissedarlar teklif üzerine oylama yaparlar. Herhangi bir eylemi gerçekleştirmek için çoğunluğun hemfikir olması gerekir. Çoğunluğa ulaşmak için gereken yüzde oranı kodlarda yazabileceği gibi, bazı DAO’lar arasında farklılıklar da olabilir.
    Temel olarak, DAO’lar insanların dünyanın her yerinden birbirleriyle para değişimi yapmasını sağlıyor. Bu bir yatırım da olabilir, hayırsever bir bağış da, para toplama, borç alma gibi birçok finansal işlem hiçbir aracı olmadan yapılabilir. Oylama sisteminde ortaya çıkabilecek olası bir sorun, eğer başlangıç kodunda bir güvenlik açığı tespit edilirse, çoğunluğun oyu olmadan düzeltilemez. Oylama gerçekleşene kadar kötü niyetli yazılımcılar koddaki açığı kötüye kullanabilir.


    Şirketler ve DAO’lar Arasındaki Farklar

    Bir şirket, genellikle işletmenin eylemlerinden hissedarlarının sorumlu tutulamayacağı yasal bir yapıdır. Örneğin, bir şirket borca girerse veya haksız eylemlerde bulunursa, hissedarların kişisel varlıkları risk altında değildir. Bu, yatırım yapmak için önemli bir teşviktir, çünkü riski azaltır ve riski azaltmak yatırımın değerini artırır. Oysa birçok ülkede şirket sahipleri şirketlerinin borçlarından kurtulamıyor. Kişisel varlıklarına el konulabilir ve hatta hapse atılabilirler. Dolayısıyla, sınırlı sorumluluk girişimciliğin temel bir aracıdır ve yeniliği teşvik etmek için sermayenin kolay hareket etmesinin önemli bir nedenidir. Arkasında hiçbir varlık bulunmayan saf bir DAO, bu ayrıcalığa sahip değildir.
    Bir işe başlarsanız ve bir şirket kurmazsanız, bir işletmenin sahipleri ve müdürleri arasındaki temel ilişki genellikle bir ortaklıktır. Bir ortaklıkta, ortaklardan her biri, diğer ortakların eylemleri de dahil olmak üzere işletmenin eylemlerinden sorumludur. Bu, çok fazla güven gerektirir ve yatırımcı bulmak için bir engel olabilir. İşte bu yüzden birlikte yatırım yapan insanlar genellikle şirketler kurarlar.
    Bu iki şeye işaret ediyor:
    • Ortaklıklar, iş yapmanın çok riskli bir yoludur, bu nedenle neredeyse her zaman şirketler tarafından yapılır. DAO’lar tek başına bunu ele almaz.
    • DAO’lar, genel olarak işletme tarafından hangi eylemlere izin verildiğini netleştirmenin şeffaf bir yolu olabilir. Şirket tüzüğünün yasal gücünü sıfır güven sistemi ile değiştirirler. DAO’lar, şirket karar verme sürecini farklı şekilde ele alır.
    Bir işletmeyi yürütmek için yasal bir yapı oluşturmanın bir başka nedeni de ticari faaliyetlerde güvenilir sonuçların sağlanmasıdır. Bir şirketin, işletmenin kararlarına oy vermek için kuralları vardır. Bu açıdan bir DAO çekici bir alternatif olabilir, sadece karar vermeyi farklı ellere bırakır.
    Ancak akıllı sözleşmelerin karar vermede insan sürecinden daha iyi bir yol olduğu tam olarak açık değildir. Bir işletmeyi yöneten herkesin bildiği gibi, büyük grupların hemfikir olması gerektiğinde karar vermek zor olabilir. İş dünyasında yönetim her zaman verimliliği şeffaflık ve adaletle dengelemek zorundadır. Bu nedenle, örneğin, geleneksel bir kurumsal yapı içinde çok sayıda seçmenin hemfikir olmasını gerektiren bir iş yürütülemez. DAO’lar verimli bir şekilde kararlar vererek bu sorunun çözülmesine yardımcı olabilir. Süreçteki işi beğenmeden daha geniş katılıma izin verirler.
    Öte yandan, DAO kararları genellikle canlı tartışmayı içermez. Aslında, paydaşları çok uzaklarda olabilir ve birbirleriyle hiç iletişim kuramayabilirler. Hepimiz COVID-19 pandemisi sırasında bazı kararların yüz yüze alınmasının daha kolay olduğunu öğrendik. Kurumsal karar verme, yönetim kurulu toplantılarında gerçekleşen sunum ve canlı tartışmalardan büyük ölçüde yararlanabilir ve DAO’lar bu insan etkileşimini yakalayamaz.
    DAO’ların daha kaliteli karar vermeyle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı konusunda hâlâ emin değiliz. Kitle kaynaklı kararlar çekici bir fikir olsa da bazı sorunları olabilir. MIT’deki bir makalede, DAO’ların iyi karar vermeyle sonuçlanmadığını öne sürdü ancak bu makale, yatırım kararları için DAO’yu kullanmaya odaklandı. Her halükarda, bu konuda uzun bir süre farklı görüşler olması muhtemeldir. DAO’lar nispeten yenidir ve kuralları hâlâ geliştirilmektedir. Akıllı sözleşmeleri şeffaf olduğu için, her DAO’nun sonuncusundan bir şeyler öğrenmesi kolaydır


    Neden DAO’lara ihtiyacımız var?

    Finansman ve para içeren biriyle bir kuruluşa başlamak, birlikte çalıştığınız insanlara çok fazla güvenmeyi gerektirir. Ancak sadece İnternet’te etkileşim kurduğunuz birine güvenmek zordur. DAO’larla gruptaki başka kimseye güvenmeniz gerekmez, yalnızca DAO’nun %100 şeffaf ve herkes tarafından doğrulanabilir koduna güvenmeniz gerekir.
    Bu, küresel işbirliği ve koordinasyon için pek çok yeni fırsatın kapılarını aralıyor.
    Okuduğunuz içerik Luna DAO Yazarlar Ekibi tarafından sizler için üretilmiştir.
    Luna DAO, içlerinden gelen merak ve sorumluluk hissi ile, kendilerini ve toplumu geleceğin DAO teknolojilerine hazırlamak için bir araya gelmiş bireylerden oluşan merkeziyetsiz bir topluluktur. Topluluğun her bir üyesi, istediği takdirde kendi tercih edeceği ekiplere katılarak, bu ve bunun gibi kaynakların sizlere ulaşmasına istediği miktarda katkı sağlayabilir.
    Sizleri de bu gururun bir parçası olarak görmekten mutluluk duyarız.


    Kaynak: medium.com/@LunaDAO_
  • 13-05-2022, 05:23:08
    #2
    Kaynağı Belirtsemde ''Copy-Paste'' İşlem Yaptım İçeriğin Faydalı Olacağını Düşünüyorum...