Faturayı %18 kesecekmişiz? - Sayfa 4 - R10.net
  • 29-07-2021, 09:22:53
    #28
    Yurt içi tıklamaya %0 KDV kesilmesi durumunda müfettiş incelemesi ile cezalı tarhiyat yapılabilir. Fakat cezalı tarhiyatlara karşı vatandaş dava açabilir, bu durumda nihai kararı ne özelgeler ne vergi dairesi ne de müfettiş raporları değil yargı verir. Eğer yargı "haksızsın" derse cezalı tarhiyat ödenir, bunu göze almayan faturasını idarenin dediği gibi keser. Yargı haklısın derse de özelgelerin, müfettiş raporlarının ve de idarenin görüşü ne yönde olursa olsun cezalı tarhiyatlar silinir. Herkes tüm bu olasılıkların farkında olarak faturasını istediği gibi kesebilir elbette.

    Ek olarak, faydalanma kriteri ile ilgili https://www.r10.net/bilisim-hukuku/2...cel-karar.html adresinde aşağıda alıntıladığım bir BİM kararı da var.

    "Mal/hizmet teslimi, mal/hizmetten faydalanma Türkiye'de gerçekleşiyor. O nedenle KDV hesaplamak zorundasın." görüşü ile tebliğdeki faydalanma tanımı uyuşmuyor, görüş ayrılıkları buradan kaynaklanıyor.

    Yukarıda yaptığım paylaşımda "Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye’de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır." açıklamasında faydalanma kriteri açık bir şekilde tanımlanıyor. Tebliğdeki Örnek 3 incelendiğinde; "Türkiye'de gerçekleşen hizmetten Türkiye'de (yurt içinde) faydalanılmıştır" şeklindeki yorumların hatalı olduğu anlaşılıyor. Aşağıdaki yargı kararı da benzer yönde. Ayrıca Hizmet İhracında "yurtdışında faydalanma" Kavramı makalesi içerisinde idarenin benzer yönde özelgeleri de mevcut.

    Faaliyete reklamcılık diyenler var, idarenin görüşü de bu yönde olabilir. Fakat faaliyetin reklamcılık olmadığı, faaliyetin hatalı değerlendirildiği yönünde çok tecrübeli uzman görüşleri de mevcut:
    alcaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, aynı durum reklam yayınlanmasına aracılık olan Google AdSense işleri için de geçerlidir.

    Not: Mahkeme 3 hakimden oluşmakta. Birisi "azlık oyu" yazan kısımdaki düşüncesi ile karşı çıkmakta.

    İstanbul BİM - 2. Vergi Dava Dairesi
    Esas No.: 2019/2901
    Karar No.: 2020/524
    Karar tarihi: 12.03.2020


    İSTEMİN ÖZETİ :Davacı şirketin 2013 hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, yurtdışıda eğitim hizmeti veren yabancı firmanın Türkiye'de tanıtımını yapıp öğrenci bulmasına aracılık etmesi faaliyetinin hizmet ihracı kapsamında olmadığından ve davacının bu kapsamda düzenlediği faturalarda katma değer vergisi hesaplayarak beyan etmediğinden bahisle, 2013/3,6,9,12 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın, "... İhracatı ve döviz kazandırıcı faaliyetleri desteklemek amacıyla Katma Değer Vergisi Kanununa getirilen istisna hükümlerinde, istisnanın, yurtdışındaki bir firmaya verilen aracılık hizmetini kapsamadığı, istisnanın, yurtdışındaki müşterilere tamamen yurtdışında fayda sağlama şeklinde verilen temsilcilik, mümessillik, müşavirlik, mühendislik gibi hizmetlere yönelik bulunduğuna ilişkin daraltıcı bir hukuki düzenleme bulunmadığı, ayrıca, yükümlü şirketin faaliyetlerinin yurtdışı firmaya müşteri bulma ve aracılık yapma şeklinde olması nedeniyle, söz konusu hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan aracılık mahiyetindeki bir hizmet olduğu anlaşıldığından verilen bu hizmetten yurtdışındaki firmanın faydalanıldığının kabulü gerektiği ve yurtdışındaki firma tarafından döviz karşılığı bedeli ödenen ve davacı tarafından verilen bu hizmet sonucunda hizmetten faydalanma noktasındaki şahsın yurtdışındaki firma olduğu ve yurtiçinde bu hizmetten faydalanıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi, belge ve buna ilişkin inceleme olmadığının anlaşıldığı, Anayasa ile, kanunlarda açıklık bulunmayan hallerde, konuyla ilgili yasal hükümler yorumlanarak kesin ve uyulması zorunlu tasarufta bulunma yetkisinin yargı organlarına tanındığı, idareye ise ancak kanun yapma tekniği bakımından bir maddede yer verilmesine gerek görülmeyen, bazı şekli ve usuli ayrıntıların yasal düzenlemenin özüne etkili olmayacak biçimde düzenleme yapma yetkisi verildiği, Anayasa ile idareye, tüzük, yönetmelik gibi genel düzenleyici işlem yapma yetkisi tanındığı, bunun dışında, karar, sirküler, tebliğ gibi yasama tasarrufu niteliğinde objektif kurallar koyma yetkisinin ancak çok kısıtlı hallerde öngörüldüğü, özellikle vergi yükümlüğünü arttıran durumlarda bu kısıtlı yetkinin Bakanlar Kuruluna tanındığı, bu durumda, uyuşmazlıktaki gibi, kanunda öngörülenden daha fazla vergi tarhına sebebiyet veren, ancak kanun konusu olabilecek bir hususu düzenleyen 60 Seri nolu KDV Genel Sirküler uyarınca, yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği..." gerekçesiyle, kabulü yönünde verilen İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 24/05/2019 tarih ve E:2018/2334, K:2019/985 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, davacı hakkında düzenlenen raporda, davacının faaliyetinin vergiden istisna bulunmadığının tespit edildiği, rapor dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.

    CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ :Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
    2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.

    Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun reddine, başvuru aşamasında yapılan 29,00-TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    AZLIK OYU:

    Uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafından, yurt dışında mukim eğitim kurumuna, kurumun Türkiye'de tanıtılıp öğrenci bulunması için verilen tanıtım/aracılık hizmetinin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı hususunun tespitine bağlı bulunmaktadır.

    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin (1) numaralı bendinde, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu; 6’ncı maddesinde ise işlemlerin Türkiye’de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği belirtilmiştir.

    Aynı Kanunun 11. maddesinin 1-a bendinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu; 12. maddesinde ise, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği belirtilmiştir.

    Bu düzenlemeler ışığında, Türkiye'de yapılan, ancak yurt dışında faydalanılan hizmetlerin KDV'nin konusuna girmekle birlikte Kanunun 12/2 nci maddesindeki şartları taşımak kaydıyla KDV'den istisna bulunduğu, bir diğer deyişle, Türkiye'deki bir mükellefin, yurt dışındaki kişi/firmalara verdiği katma değer vergisine tabi hizmetlerin, ancak, hizmetten yurt dışında faydalanılması durumunda katma değer vergisinden istisna olduğunun Kanunda açıkça ifade edildiği, bunun dışında, bu koşulları taşımayan hizmet teslimlerinin vergiye tabi olacağı yönündeki kabulün, benzer değerlendirmelere, örnek de verilmek suretiyle düzenleyici idari işlemlerde de yer verilmiş olduğu gerekçesiyle, düzenleyici işlemle vergi konulduğu anlamına gelmeyeceği sonucuna varılmakla, aksi yöndeki Mahkeme gerekçesine itibar etme imkanı bulunmamaktadır.

    Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin, yurt dışında eğitim hizmeti veren yurt dışında mukim yabancı eğitim kurumunun Türkiye'de tanıtımını yaparak öğrenci bulmasına aracılık faaliyetinde bulunduğu, hizmet verilen firmanın yurt dışında bulunduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamakta, uyuşmazlığın, davacı tarafından verilen bu hizmetin katma değer vergisinden istisna olup olmadığının tespitine, bunun tespiti için ise, davacı tarafından verilen hizmetten yurt dışında yararlanılıp yararlanılmadığının belirlenmesine ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır.

    Öncelikle, davacı tarafından yurt dışında mukim eğitim kurumuna verilen hizmetin tanıtım ve aracılık hizmeti olduğunun tespiti uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir. Zira, yurt dışında mukim kurum tarafından verilen eğitim hizmeti, yurt dışında verilmekte iken, davacı tarafından verilen tanıtım ve aracılık hizmeti, kuruma Türkiye'den öğrenci kaydedilmesini mümkün kılmak amacıyla, kurumun Türkiye'deki öğrencilere tanıtılmasına ve kuruma kaydolmaya karar veren öğrencilere aracılık edilmesine yönelik bulunduğu, bu nedenle, davacıdan hizmet alan yurt dışında mukim kurumun, bu tanıtım/aracılık hizmetinden yurt dışında değil, Türkiye'de yararlandığı açıktır.

    Davacı tarafından verilen tanıtım/aracılık hizmeti değil, yurt dışındaki kurumca yurt dışında verilen eğitim hizmeti göz önünde tutularak, söz konusu tanıtım/aracılık hizmetinden, kurumca, eğitim faaliyetini/hizmetini sürdürmek üzere yurt dışında faydalanıldığının kabulü halinde ise, alıntısına yer verilen kanun hükmünde, istisnadan yararlanılabilmesi için hizmetten yurt dışında yararlanma şartına neden ayrıca yer verildiği hususunu yanıtlamak olanaksız hale gelecektir, zira, yurt dışında mukim ve yurt dışında faaliyetini sürdüren kişi/kurumlara Türkiye'de verilecek ticari nitelikte her hizmetten, yurt dışında yürütülen ticari faaliyeti sürdürmek/kolaylaştırmak/gerçekleştirmek amacıyla yararlanılmış olacağı da açıktır. Ayrıca, davacı tarafından verilen hizmetin, yalnızca tanıtım ve aracılık hizmetine ilişkin bir edim sözleşmesinden doğması, yurt dışındaki kuruma Türkiye'den öğrenci bulma ve kaydettirme garantisi ihtiva etmemesi de, davacı tarafından verilen hizmetin, doğrudan eğitim hizmetini gerçekleştirmeye yönelik olmadığı ve hizmetten Türkiye'de yararlanıldığı sonucunu desteklemektedir. Öte yandan, söz konusu istisna düzenlemesinin, her koşulda yurda döviz girdisi sağlayan hizmetleri vergiden istisna tutan bir iradenin ürünü olmadığı, bunun yanı sıra istisnadan yararlanılmasını bazı şartlara bağlı tuttuğu da, maddenin lafzindan açıklıkla anlaşılmaktadır.
    Bu durumda, davacı tarafından, yurt dışında mukim eğitim kurumuna Türkiye'de verilen ve katma değer vergisine tabi olan tanıtım/aracılık hizmetinin vergiden istisna tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılarak, aksi yöndeki Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım.
  • 29-07-2021, 21:19:30
    #29
    cengizclskn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben hiç bir zaman hiç bir firmadan reklam alıp kimsenin reklamını yayınlamadım. Hiç bir reklam verenle alacak verecek ilişkim olmadı. Benim yayıncıyım yaptığım iş belli. Eserimin üzerinden belli bir alanı google irland'a ihraç ederim ve hizmetimi ifa etmiş olurum. Bu google irland ile yaptığımız sözleşmede sarihtir. Ortada bir aracılık veya ortaklık hizmetinin olmadığı sözleşmede açıkça belirtilmiştir. Onun personeli bu alanı reklamla donatarak kullanır, bana bu reklamlardan elde ettiği gelirin vergisini ödedikten sonraki kalan kısmından, sözleşmede belirlenen miktarda alan kullanımın bedelini öder.

    Muhasebeci olarak değil de ben sizi pinterest kategorisindeki yorumunuzdan hatırlıyorum. Bildiğim kadarı ile pinterestte spam yapıyordunuz. Ben pinterest bitti demeden pinterest bitmez diyordunuz. https://www.r10.net/pinterest/245856...post1077801266 Muhtemelen adsense ile de çalışamıyorsunuz.

    En önemlisi ezoic, mediavine veya adthrive ile çalışıp art niyetli olsaydım vergi ve bağ-kur da vermezdim. Ödemek istemezsem kuruş ödemezdim. Sitelerimin hepsi yabancı dilde ve otoriter sitelerdir. Bu imkanım istediğim an var. Ya da bu firmalarla çalıştığımda kimse kestiğim istisna faturasına da ses çıkaramazdı. Burada mevzu spam yapıp, siteleri adsense tarafından onaylanmayan ve adsense ile çalışamayan birinin kişisel takıntıları değil. mevzu, mevzuatlar. Ben işin mekaniği açıkladım. Başka bir arkadaş aşağıda alıntısını yaptım, mevzuatları ve teknik durumu açıkladı. İşin mekaniğini ve mevzuat tarafını irdelemek isteyenlere umarım faydalı olur.
    Bir konuda yanlış anlaşılma olmasın hocam, ben kişisel olarak öyle olması lazım demiyorum, bana sorsan bambaşka bir işleyiş tarif ederim. Elbette senin fikrine de saygı duyarım. Ama dediğim gibi, ceza yenmemesi için ben bir muhasebeci ve bir webmaster olarak, meselenin her iki yanına dair de az çok birikimi olan biri olarak mevzuat açısından denk düştüğü yeri yazdım. isteyen doğru kabul eder, ona göre davranır, isteyen başka yerden başka bilgiler üzerinden farklı bir yöntem uygular, o herkesin kendi bileceği iş. Zaten muhasebecilerden bilgi alan çoğu arkadaş da sonunda benim söylediğim şekilde önerildiğini görecektir.

    Pinterest üzerine çalışıyorum evet, ama hiç bir mesajımda spam yaptığımı söylemedim, çünkü spam çalışmıyorum. 8 Sene adsense üzerinden kazanç sağladım, son 2 senedir pinterest yoğun bir trafik olunca firma değiştirdim, çünkü adsense saçma sapan gerekçelerle yaklaşık 200k ödememe el koydu, adsense ban sebebiyle. Trafiğin tamamına yakını pinterestten geldiği için geçersiz trafik sayıyor. Beni tanıyanlar bilir, takıntılı, dediğim dedik biri de değilim. Meselenin bu kısmının adsense kazancının faturalandırılmasıyla, vergi mevzuatıyla ilgisini hala çözemedim
  • 10-08-2021, 18:12:51
    #30
    41Yazılım adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adsense de yabancı kazanç için %0, TR kazanç için %18 kesiyorum. Benim muhasebeci de çok aradı sağı solu en son böyle öğrendi.
    Hocam, yurtiçi yurtdışı ayrımını nasıl yapıyorsunuz? Benim siteye pakistandan da, erzurumdan da ziyaretçi geliyor. Bunları nasıl farklı faturalarda gösterebilirim ki? Önemli olan, sizin fatura kestiğiniz şirket. Yurtdışında kurulmuş, orada faaliyet gösteren bir firma. %18 KDV hatalı bence.
  • 10-08-2021, 18:31:58
    #31
    gunwebportal adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam, yurtiçi yurtdışı ayrımını nasıl yapıyorsunuz? Benim siteye pakistandan da, erzurumdan da ziyaretçi geliyor. Bunları nasıl farklı faturalarda gösterebilirim ki? Önemli olan, sizin fatura kestiğiniz şirket. Yurtdışında kurulmuş, orada faaliyet gösteren bir firma. %18 KDV hatalı bence.
    2 Fatura kesiyorum. TR den gelen kazancı KDV li, yurt dışından gelen kazancı KDV siz olarak kesiyorum
  • 14-08-2021, 00:59:32
    #32
    Hipek adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Site yurtdışı sitesi, hitler yurtdışından, ama muhasebeci %18 olarak kesilecek yinede diyor. daha önce verilen özelge şu şekildeymiş ve madde 4 uymuyormuş;


    Siz ne yapıyorsunuz bu durumda?
    Merhaba, faturayı nasıl kestiniz acaba? Bu konuda kesin bir kanıya varabildiniz mi?
R10.net sizlere daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanıyor.R10.net'i kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Detaylı bilgi almak için Gizlilik ve Çerez Politikası metnimizi inceleyebilirsiniz.