![]() |
|
| |||||||
| Gündemdeki konular & Haberler Gündemdeki konular, Son dakika haberler, Gazete Manşetleri |
![]() |
| | LinkBack | Konu Seçenekleri |
| ||||
| O Türk yazısı artık yakışmıyor. Kaldıralım artık Türk yazısını. Türk vatandaşı olarak aşağıdaki haberden utanç duyuyorum. İşte ülkemize gösterdiğimiz saygı. + Diğer haberde neden Türk Telekomun satılmamasının gerekçesi. Türk Telekom'a yabancı müdür Oger Telekom tarafından 6 milyar 550 milyon dolara alınan Türk Telekom'un Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Dr. Paul Doany Genel Müdürlük görevine atandı. Türk Telekom’dan yapılan açıklamada, Türk Telekom’un Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Dr. Paul Doany Genel Müdürlük’e atanırken, Genel Müdür Mehmet Ekinalan’ın Uluslararası Proje Danışmanlığı’na getirildiği belirtildi. http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/4019149.asp?gid=69 Ve TT'nin neden satılmaması gerektiğini açıklayan güncel olaylardan biri SKANDAL Yunanistan'da patlak veren telekulak hattının ana damarı Amerikan Büyükelçiliği'nde çıktı.Askerler, siyasetçiler hatta istihbaratçıların görüşmeleri izlenmiş. Hedefteki Vodaphone suçu Ericsson'a attı Papandreu, Elçi'nin gönderilmesini istedi Yunanistan başbakanı, bakanları, genelkurmayı ve hatta istihbarat görevlilerinin telefonlarını dinlediğinin ortaya çıkmasıyla ilgili tartışmalar iki aydır sürüyor. Haberlere göre, sadece Vodaphone'un hattına sahip olan cep telefonları değil; diğer cep telefonu hatları ve normal telefonlar da izlenmiş. 1 Mart 2006 tarihli Ta Nea gazetesindeki haber analizlere göre Vodaphone şirketi, izlemeleri Amerikan büyükelçiliği'nin yaptığına dair basına bilgi vermiş. Şirket, dinleme sistemlerini Ericsson'un yerleştirdiğini belirtmiş. Ana muhalefet lideri Yorgos Papandreu, Büyükelçi'yi istenmeyen adam ilan etti. Yunanlı mühendis evinde ölü bulundu Skandaldakİ gelişmelerden biri de Vodaphone'da çalışan ve izlemeyi tespit eden mühendisin evinde asılı bulunması. Evin tavanına ip bağlanmış. Mühendisin oraya çıkabilmesi için merdiven kullanması gerekiyordu, ancak evde merdiven yoktu!!! Birileri bizi de dinliyor mu? Acaba şimdi Başbakan Erdoğan dahil üst düzey yönetimin telefonlarının dinlenmediğinin garantisi var mı? Askerlerin telefonları bile dinleniyor olabilir mi? Yunanistan'daki böcek TELSİM'e sızdı Komşudaki telekulak skandalının altından Telsim'i alarak Türkiye'ye yerleşmeyi planlayan İngiliz Vodaphone cep telefonu şirketi çıktı. İzlemeye alınan bütün telefonlar ABD Büyükelçiliği tarafından dinlendi. Yunanistan yaklaşık iki aydır bir telekulak skandalıyla çalkalanıyor. Ama bu skandal bizim basında evvelki hafta çıktığı gibi, güya bizim Genelkurmay'ın Yunan subaylarının cep telefonlarını dinlemesiyle alakalı değil. Sınır bölgelerinde Türk ve Yunan cep telefonu şebekelerinin geçişken olması sebebiyle Yunan Genelkurmayı'nın kendi subaylarını tatbikat sırasında cep telefonu kullanmamaları yönünde uyarmasını çok önemli bir haber gibi yazan bizim müzakere/mütareke basını, nedense esas skandala ilişkin tam bir karartma uyguluyor. Hikayemize gelince, İngiliz Vodaphone cep telefonu şirketi on yılı aşkın bir süre önce Yunanistan'a ilk geldiği zamanlarda bedava cep telefonu dağıtarak abone sayısını artırmıştı. Hakkında İngiliz istihbaratına yakın olduğu yönünde yerli ve yabancı basın yayın kuruluşlarında yorumlar yapılan bu şirket bizim Telsim'i de aldı ve işlemler tamamlanırsa yakında Türkiye'de de bedava cep telefonu dağıtarak abone kampanyası yapmaya hazırlanıyor. Vodaphone'un sebep olduğu telekulak skandalı yaklaşık bir aydır Yunanistan siyaset ve medya dünyasında büyük çalkantılar meydana getirdi. Vodaphone'un Yunanistan başbakanı, bakanları, genelkurmayı ve hatta belki de istihbarat görevlilerinin telefonlarını dinlediği ortaya çıktı. Yunan başbakanı ve diğer üst düzey yetkililerin sadece Vodaphone'un hattına sahip olan cep telefonları değil; aynı zamanda diğer cep telefonu hatları ve hatta muhtemelen normal telefonları da izlenmiş. Yunan basınında çıkan haber-analizlere göre en azından bir kaç yüz kişinin belki de beş bine yakın üst düzey insanın telefonları yıllardan beri dinlenmekteymiş. Bütün konuşmalar dinlendi Hadise ilk önce Elefterothipia gazetesinde ayrıntılı olarak yayımlandı. Aynı gün diğer basın kuruluşları da olaya yer verdiler. Sonra haberler dalga dalga yayıldı ve ayrıntılar ortaya çıktı. Bütün gazete ve televizyonlar hadiseye geniş yer verdiler. Zaten başka türlü de olamazdı; zira ortaya çıkarılan skandal inanılmaz derecede geniş boyutlu ve içerisinde bir de cinayet ihtimali var. Yunan basınında verilen bilgilere göre Vodaphone şirketi cep telefonu şebekesi için Atina'nın belirli bölgelerindeki baz istasyonlarını kullanmış. Buralara gölge telefon denilen çok sayıda sistemler yerleştirmiş. Başkasının arayamadığı bu gölge telefon sistemleri o bölgedeki bütün konuşmaları izlemekteymiş. Örneğin Amerikan büyükelçiliğinin bulunduğu Mavili meydanı etrafına bol miktarda bu sistemlerden yerleştirilmiş. Başbakanlık ve diğer bakanlıkların bulunduğu yerlerde de aynı iş yapılmış. İşin daha da garibi Ericsson şirketinin yerleştirdiği bu cihazların söz konusu telefon izlemelerini başka bazı teknik yansıtıcılarla doğrudan Amerikan büyükelçiliğine yansıttığının tesbit edilmesi olmuş. Yani izlemeye alınan bütün telefonlar doğrudan Amerikan büyükelçiliğine yansıtılmış. Bir başka ifadeyle Amerikan büyükelçiliği tarafından dinlenmiş. 1 Mart 2006 tarihli Ta Nea gazetesinde yayımlanan haber analizlere göre Vodaphone şirketi bu izlemeleri Amerikan büyükelçiliğinin yaptığına dair basına bilgi vermiş. Sistemleri Ericsson'un yerleştirdiğini belirtmiş. Bir manada suçu Ericsson'un üzerine atmaya çalışmış. Yunan ilgili kuruluşlarının çalışmaları sonucunda bu işi Ericsson'un tek başına yapamayacağı; mutlaka Vodaphone'un işbirliği ile bu işlerin yapılabileceği kanaatine varmış. İsrail de işin içinde Hadisenin bir başka ayağında da İsrail menşeli bir kuruluş var. Converse Technologies adıyla faaliyet gösteren bu şirket, Amerika'da telefon faturalarını düzenleme işlemleriyle tanınmış. Yunan basınının verdiği bilgilere göre, Başkan Clinton zamanında Clinton'un İsrail'e barış için biraz fazla baskı yapması üzerine Clinton ile Monica Lewinsky arasındaki telefon görüşmelerinin kayıtlarını o zaman soruşturmayı yürüten Başsavcı Starr'a veren de bu şirketmiş. Bir ara Clinton 'müttefik bir ülke benim telefonlarımı dinliyor'bile demiş bu şirketi kasdederek... Şirket Yunan istihbaratının belirli sistemlerini kurmuş. Şimdi onlar da 'acaba ne olacak' diye endişelenmeye başlamışlar. Bu şirket telefonlardaki sesin tanınması konusunda uzmanlaşmış ve gerek Vodaphone gerekse Ericsson ve diğer cep telefonu firmalarıyla birlikte çalışıyormuş. Bu telekulak skandalı o kadar büyük boyutlara ulaştı ve bütün ihtimaller Amerikan büyükelçiliği üzerine yoğunlaştı ki, Yunan Başbakan Kostas Karamanlis, Amerikan büyükelçisiyle yemekte biraraya gelerek, durumdan duyduğu rahatsızlığı iletti. 1 Mart günkü Ta Nea gazetesine göre, bu skandalın varlığı aylar öncesinden tesbit edilmiş Yunan hükümeti ve istihbari birimleri tarafından. Ama hükümet hadisenin ne kadar çatallanıp budaklanacağını anladığı için bir süre basına çıkmaması için gayret göstermiş. Çünkü skandalın bütün boyutlarıyla ortaya çıkması halinde Amerikan büyükelçisini ve Vodaphone şirketini Yunanistan'dan kovmak lazım geleceğini düşünmüş. Bunun da Yunanistan ile Amerika arasındaki ilişkileri bozacağını hesaba katarak, rezaleti bir süre saklamışlar. Ama artık mızrağın çuvala sığdırılmasının söz konusu olamayacağı bir noktaya gelinmiş ve hadise basında patlamış. Şimdi halk Vodaphone şirketinin kovulmasını istiyor. Muhtemelen kovulacak. Amerikan büyükelçisi istenmeyen adam ilan edilecek mi? Bilinmez... Ama belki de Amerika büyükelçisini çekmek suretiyle işin içinden sıyrılmaya çalışacak. Ana muhalefet lideri Yorgo Papandreu büyükelçinin gönderilmesini istiyor. Yunanistan'da ciddi bir Amerikan karşıtı gelenek olduğu da düşünülecek olursa, büyükelçinin Atina'da kalmasının fena halde zorlaştığı kesin. Olayı çözen mühendis öldürüldü Yunan kamuoyunu rahatsız eden bir gelişme de yaklaşık on bir ay önce Vodaphone'da çalışan Yunan bir mühendisin evinde ölü bulunmasıyla ilgili ortaya şimdi çıkan şüpheler. Söz konusu mühendis evinde sabaha karşı birisiyle bir elektronik posta teatisinden sonra dairesinde annesi tarafından ölü bulunmuş. İntihar ettiği söylenmiş. Ama bir ay sonra evliliğe hazırlanan ve hayat dolu kişiliğiyle tanınan bu mühendisin intihar etmesine, kendisini tanıyan hiç kimse o günlerde akıl erdirememiş. Bir günlük tutuyormuş; ama onu da ailesi o günlerde anlayamamış. Şimdi o günlük bir takım ipuçları vermeye başlamış. Meğerse mühendis Vodaphone'un kurduğu baz istasyonları ve gölge telefon sistemlerini çözmüş; bunlardaki gariplikleri anlamış ve hatta elindeki Vodaphone'a ait bir cep telefonundan bu gölge numaralardan birisini de aramış. Soruşturmayı yürüten savcının yaptığı açıklamalara göre belki de öldürülmesi bundan dolayı. Çünkü o gölge telefonları tesbit edip; sonra da numaralardan birisini arayınca kimliği ortaya çıkmış. Gerçi bunlar şu anda iddialar; ama, oldukça mantıklı görünen iddialar.? Aynı şey Türkiye'de olur mu? Devir teslim işlemlerinin ardından bu şirketin Türk Telekom'u bugünlere getiren kilit görevlerdeki teknik personeli çıkararak veya yer değiştirerek, bunların yerine İngiltere'den mühendisler getirdiği yolunda haberler ortalığa yayıldı. Hatta İstanbul milletvekili Emin Şirin, bu konuda Başbakana bir de soru sordu. Çünkü iddialara göre, bu getirilen İngiliz personel pek tekin kişiler değil. Acaba şimdi Başbakan Erdoğan dahil bütün üst düzey yönetimin telefonlarının dinlenmediğinin garantisi var mı? Hatta askerlerin telefonları bile dinleniyor olabilir mi? Gerçi askerlerin kendi hatları var; ancak bu yeterli değil ve onların hatları da pek çok yerde Türk Telekom hatları içine giriyor ve çıkıyor. Bu giriş ve çıkışlarda onların telefonlarının da dinlenmesi mümkün. http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ma...334&altid=9386 |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| |