"Dabbe" HAKKINDA - Google Fan Webmaster Forum
Google Fan Webmaster Forum  
herşeyi sana yazdım

Geri git   Google Fan Webmaster Forum > Sosyal > Gündemdeki konular & Haberler
KEY
Kayıt ol Articles Sosyal Gruplar Forumları Okundu Kabul Et

Gündemdeki konular & Haberler Gündemdeki konular, Son dakika haberler, Gazete Manşetleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
  1  
Alt 14-02-2006, 03:36:14
 
Thumbs up "Dabbe" HAKKINDA

Seyretcek olan varsa okuyabilirler

Dabbe: Hayvan, canlı. "Debbe" kökünden türemiş bir isimdir. "Debbe" hafif yürüme, debelenme demektir. Hayvanlar ve haşereler için kullanılır. Bunun yanı sıra içkinin bedene yayılması ve bir çürüklüğün etrafına sirayeti gibi hareketi gözle fark edilemeyen şeyler için de kullanılır.

Kuran'da "Dabbe" kelimesinin geçtiği pek çok ayet vardır, ancak ahir zamanda gerçekleşen bu özel olayı anlatan tek ayet Neml Suresi'nin 82. ayetidir. "Dabbe"nin bu ayette ifade edilen özelliklerini tahlil ettiğimizde şunları görürüz:

1. Dabbe, "debb" eden; yani hareketli, canlı, bir varlıktır.

2. Dabbe, yerden, topraktan (minelard) mamuldür.

3. Dabbe, "konuşan" ve belli bir mesaj veren bir şey ya da varlıktır ve bu konuşması tüm insanlara ve insanlığa (nasa) yöneliktir.

Ünlü müfessirlerden Elmalılı Hamdi Yazır'ın ifade ettiğine göre, dabbe kelimesinin yaygın kullanımı canlı hayvanlar için olsa da; "Dabbe" kelimesi asıl lügatte "mâyedübbü", yani debbeden, hafif yürüyen, debelenen olarak açıklanır. Ve şu halde tren, araba, bisiklet gibi otomatik şeyler için de kullanılabilir.

Dabbe hakkındaki bu bilgileri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, bahsi geçen "Dabbetü'l-Arz"ın, günümüz teknolojisinin bir ürünü olan televizyon olabileceğini söyleyebiliriz. Ayrıca, "dabbe" kelimesinin Arapçada "nekire" denilen, yani belirsiz kelime şeklinde kullanılmış olması, bunun bilinmeyen, tanınmayan bir varlık olduğunu ifade etmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır bu noktaya şöyle işaret etmektedir:

"Bu âyette "dâbbe" diye nekre (belirsiz isim) olarak geldiğinden bunun bildiğimiz dâbbelerden bambaşka bir dâbbe olması akla gelir..."

Elmalılı Hamdi Yazır gibi müfessirlerin dışında bazı sözlük yazarları da, kelime anlamı olarak "dabbe"nin debelenen hareket eden her türlü teknik aleti de ifade edebileceğini söylemişlerdir. Nitekim televizyon da, hareketleri ve hareketli görüntüleri aktaran, frekanslarla bilgi akışı sağlayan bir teknik alettir.

Ancak daha önemli olan, ahir zamanın işaretlerinden olan bu yerden mamul "dabbe"nin "insanlarla konuşması"dır. Televizyon her şeyden çok bu yönüyle, ayetteki tarifi tecelli ettirmektedir. Dünyada televizyonun ulaşmadığı bir ülke, bir millet, bir toplum neredeyse yoktur. İleri teknolojinin ürünü olan televizyon her topluma kendi dili ile hitap etmektedir.

Son olarak "dabbe"nin ayette belirtilen temel bir özelliği de bunun yerden çıkartıldığı veya "yerden mamul" olduğudur. Televizyonun da, tüm parçaları, (cam ekranı, metal aksamı, vs) yerden, yeryüzündeki elementlerden meydana gelmektedir.

Belirtilen "dabbe"nin televizyon olduğu yönündeki görüşümüzü teyit eden bir başka nokta da, "dabbe"nin "ila en-nas" yani "insanlığa" seslendiği şeklindeki ifadedir. Televizyon, yapısı itibarıyla, aynı anda tüm insanlığa mesaj veren bir aygıttır.

Yine son dönemlerde, "dabbeten minel'ard"ın mahiyeti çok tartışılmış, bazı Müslüman bilim adamları, "dabbe"nin, uyarıcı özelliği nedeniyle bir insan olabileceğini söylemişlerdir. Ancak şunu hatırlatmalıyız ki, ayette belirtilen "insanları uyarma" görevi insanlar tarafından yapılıyor olsa da, bu insanların tüm dünyaya mesajlarını iletmeleri yine televizyon aracılığıyla gerçekleşmektedir. Bu durum da -insan ya da kişi kelimesinin değil de "dabbe" kelimesinin kullanılmış olduğunu göz önüne alırsak- ayette söz konusu olanın bir kişi değil, televizyon gibi bir teknik alet olabileceği fikrini desteklemektedir.

Burada "dabbe" ile bir insanın kast edilmiş olmadığını ortaya koyan bir başka nokta da şudur: Ayette bahsi geçen "dabbe"nin yaptığı, insanlara "Allah'ın ayetlerine inanmadıklarını söylemek"tir. Halbuki bu, neredeyse tüm Müslümanların, şartlar oluştuğunda yaptıkları bir uyarıdır. Bunun özellikle zikredilmiş olması, söz konusu "dabbe"nin sıradan bir insan ya da "canlı" olmadığını göstermektedir.
__________________
1 aylık reklam alınacaktır

Fiyatlarım Burda

VE YENİ İ*NE SİTESİ TIKLA :D
Alıntı ile Cevapla
  2  
Alt 14-02-2006, 03:42:21
 
Standart

Komplo teorisi bunlar.
Bakın o mantıkla hemen r10'un dabbe olduğunu ıspatlayalım:

1)dabbe = debelenen demek
r10 üzerine hareketli gif falan eklenebiliyo. mesela üstte banner var, debelenip duruyor.

2) insanlarla konuşması:
ayette mecazi bi soylem vardır. bu konuşma direkt olarak değil de yazılarla r10 üzerinden yapılabilmektedir.

3) yerden mamul olması:
yer yüzündeki herşeyin hammaddesi zaten yerden mamuldür. bu yüzden bunu es geçiyorum.

4) dabbe'nin uyarıcı özelliği
r10 üzerinden insanlar spam yapmaması, hile yapmaması için uyarılır arada. hile yapanlar google'a şikayet falan da edilir falan filan.

işte gördüğünüz gibi; r10 = dabbedir, kıyamet alametidir

19 mucizesi gibi bişe bu da isteyen istediği yere çekiyor. bir ara aids mikrobunun da dabbe olduğu iddia edilmişti. onunla ilgili de bir sürü delil sıralanıyordu. hiçbirimizin böyle tefsirlere kafa yoracak yeterliliği yok.
kişisel fikrim bu
__________________
Fortuna Favet Fortibus - lorem ipsum dolor sit amet
Alıntı ile Cevapla
  3  
Alt 14-02-2006, 12:20:49
 
Standart

Sakın izlemeyin tek kelimeyle REZALET bir film.
__________________
hosting.wo.io Sınırsız Hosting
Alıntı ile Cevapla
  4  
Alt 14-02-2006, 13:44:26
 
Standart

Dabbe 10 Kıyamet alametinden birisidir.

Alıntı:
1-Bir Duhan’ın (azâb verici bir duman) ortaya çıkması.

2-Deccâl’in gelişi

3-Dabbe’t-ül Arz’ın çıkması

4-Güneş’in Batı’dan doğması

5-Ye’cüc ve Me’cüc kavminin ortaya çıkması

6-Hz. İyşâ’nın yeryüzüne inmesi

7-Hz. Mehdî’nin gelmesi

8-Yemen tarafından dehşetli bir ateşin çıkması

9-Dünya’nın muhtelif yerlerinde bazı kara parçalarının kopması ve ortadan kalkması
Bahsedildiği üzere Hurafe filanda değildir.Bu Kuran-ı kerimde bir çok ayette geçiyormuş.

Dabbe bir gün yer yüzüne İnecektir.

Alıntı:
O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız; o da, insanların bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadıklarını onlara söyler.
(Neml Suresi, 82)
ziz kardeşim, sorunuzu kısaca şöyle yanıtlayabiliriz:

"O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir dabbe (canlı) çıkarırız; o onlara insanların, ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler. (Neml Suresi, Ayet 82)

Bütün müfessirlere göre bu ayet kıyametten önce vuku bulacak önemli bir olaya işaret etmektedir. İbn-i Murdeveyh'in Ebu Hureyre'den naklettiği rivayet de buna işaret eder. Bu rivayette Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğu kaydedilmiştir: "Kıyametin alametleri Deccal, Dabbet-ul Arz, Ye'cuc ve Me'cuc, duman ve güneşin batıdan doğmasıdır."[1]

Beğavî, Müslim kanalıyla Abdullah b. Amr'dan şöyle rivayet eder: Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu duydum: "Kıyametin alametlerinden birincisi güneşin batından doğuşu ve kuşluk vaktinde Dabbet-ul Arz'ın çıkışıdır."[2]

Dabbet-ul Arz Nedir?

Dabbe, lügatte insan ve hayvan gibi yeryüzünde hareket eden her canlıya denir. Allah Teala buyuruyor ki: "Yeryüzünde hiçbir dabbe (canlı) yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın."[3] Ve yine buyuruyor ki: "Eğer Allah, insanları, yaptıkları (her) haksızlıkla cezalandırsaydı, yeryüzünde tek dabbe (canlı) bırakmazdı."[4]

Fakat Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinde "Dabbe" tabiri sadece insan için kullanılmıştır. Örneğin: "Allah katında dabbelerin (insanların) en kötüsü, düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir."[5] Bazı ayetlerde ise bu tabir diğer (insan olmayan) canlılar için kullanılmıştır. Örneğin: "Dabbeler (canlılar) ve insanlardan bir çoğu...."[6] ve "İnsanlardan ve dabbeler (canlılar)dan...."[7] cümleleri gibi. Bu da "Dabbe" kelimesinin canlı olan her şeye dendiğini gösteriyor.

"Dabbe" tabiri, "yerden bir dabbe..." ayetinde belirsiz olarak kullanılmıştır. Kur'an-ı Kerim "Dabbe"nin insanlarla konuştuğunu belirtmiştir. Fakat onun diğer sıfat ve özellikleri, keyfiyeti ve çıkış yeri ile ilgili hususları meçhul bırakmıştır ve bunlar ancak gelecekte bilinecektir.

Bu ayetin tefsiriyle ilgili bir çok rivayet vardır. Kur'an-ı Kerim bunlardan hiç birine delâlet etmez. Resulullah'tan (s.a.a) ve Ehlibeyt İmamlarından nakledilen sahih bir rivayet varsa kabul edilir; aksi durumda onlara itina edilmez. Bu konuda nakledilen rivayetlerin bir kısmı Sünni kaynaklarda nakledilmiştir; bu rivayetlerde "Dabbe" kısaca şöyle tarif edilmiştir:

"Dabbe yaşıyor, hiç kimse tarafından tanınmıyor, insan türünden değildir ve korkunç bir şekli vardır. Saçı ve kılı var. Bütün renklerden oluşmuş olup dört ayağı var. Bulutlara ulaşan uzunca bir boynu var. Doğuda olan batıda olan gibi onu görür, ahir zamanda hacılar Mina'ya çıktığı akşam Sefa dağından ve bir rivayete göre de, Teşrik günleri[8] Ciyad denilen dağdan çıkacaktır. Ona ulaşmak isteyen ulaşamaz, kaçan ondan kurtulamaz, insanlara iman ve küfürden bahseder. Müminin iki kaşının ortasına alamet bırakır ve "mümindir" yazar. Kafirin iki kaşının ortasına alamet bırakır ve "kâfirdir" yazar.

Bu rivayetlerin bir kısmında ise şöyle geçer: Dabbet-ul Arz'ın yüzü insan yüzü gibi, gövdesi ise kuş gövdesi gibidir. O, fasih Arapça'yla bağırabildiğince "İnsanlar, ayetlerimize içtenlikle inanmıyorlardı..." (Neml, 82) diye haykırır. Onun yanında Musa'nın asası ve Süleyman'ın yüzüğü vardır. Bu ikisiyle müminlerle kafirleri birbirinden ayırır. Müminin yüzüne yüzükle bir nokta vurur; böylece müminin yüzünde beyaz bir nokta oluşur ve bu beyaz nokta onun yüzünü tamamen aydınlatacak kadar yayılır. Asayla kafirin burnunu mühürler; böylece kafirin yüzünde siyah bir nokta oluşur ve o nokta kafirin yüzünü tamamen siyahlaştıracak kadar yayılır.[9]

Ancak Ehl-i Beyt'ten nakledilen hadislerde bu ayetteki "Dabbet-ul Arz"dan maksadın Hz. Ali'nin (a.s) olduğu vurgulanmaktadır. Süfyan b. Uyeyne kendi senediyle Cabir b. Yezid-i Cu'fi'den "Dabbet-ul arz"ın İmam Ali'nin (a.s) olduğunu rivayet eder.[10]

Şeyh Kuleyni de kendi senediyle İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) şöyle nakleder: Emirelmüminin (Ali) buyurmuştur ki: "(Düşmana) ard-arda saldıran, devletlerin devletinin sahibi benim. Asa ve kızgın demir sahibi ve insanlarla konuşan Dabbe benim."[11]

Şeyh Ali b. İbrahim kendi senediyle İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle nakletmiştir: "Biri Ammar b. Yasir'e, ey Ammar! Allah'ın Kitabındaki bir ayet huzurumu kaçırdı ve beni şüpheye düşürdü, dedi. Ammar, hangi ayet? diye sordu. Adam, "O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız; o onlara insanların, ayetlerimize içtenlikle inanmadıklarını söyler" ayetidir; ayetteki Dabbet-ul arz nedir? dedi.

Ammar, "Allah'a andolsun onu sana gösterinceye kadar oturmayacağım, yemeyeceğim ve içmeyeceğim, dedi ve o adamla birlikte Hz. Ali'nin (a.s) evine gitti. O sırada Hz. Ali hurma ve tereyağı yiyordu. Ammar'ı görünce, buyur, dedi. Ammar da oturarak o hazretle birlikte yemeye başladı. Adam bunu görünce şaşırdı. Ammar kalkınca adam, Süphanellah! Ey Ammar! Sen, onu (dabbeyi) bana gösterinceye kadar yemeyeceğine, içmeyeceğine ve oturmayacağına dair yemin etmiştin, dedi. Bunun üzerine Ammar, eğer aklını çalıştırırsan onu sana gösterdim,." cevabını verdi.[12]

Yine İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a), Ali'nin (a.s) mescitte bir miktar kum toplayarak başını onun üzerine bırakıp uyuduğunu görünce eliyle Ali'yi (a.s) hareket ettirerek, "Kalk ey Dabbet-ul Arz" dedi.

Ashaptan bir kişi, 'Ya Resulullah! Birbirimizi bu isimle çağırabilir miyiz?' diye sordu. O hazret, 'Hayır! Bu isim Ali'ye hastır. Ali, Allah'ın Kur'an'da, "O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız..." şeklinde andığı Dabbe'dir' buyurdu.[13]

Esbağ b. Nebate'den şöyle nakledilir: Emirelmüminin Ali'nin huzuruna çıktım. O sırada ekmek, sirke ve zeytin yağı yiyordu. Ben, ey Emirelmüminin! Allah Teala "O söz, başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir Dabbe (canlı) çıkarırız..." buyuruyor; bu ayetteki "Dabbe" nedir? diye sordum. Hz. Ali, "O, ekmek, sirke ve zeytin yağı yiyen bir canlıdır" cevabını verdi![14]

Geçen rivayetlerdeki, "Dabbe"nin, kuvvet ve mucizenin göstergesi olan Musa'nın asasına ve ilahi hükümetin göstergesi olan Süleyman'ın yüzüğüne sahip olduğunun vurgulanması, onun, insanlara ayet ve nişane olacak yüce ilahi güce sahip bir insan olduğunu göstermektedir; ayrıca ayetteki "onlarla konuşur" tabiri de onun bir insan olduğunu onaylamaktadır.

Evet bu ayetten ve onun tefsirinde nakledilen, hadislerden anlaşılan, bu canlının Hz. Ali (a.s) olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bunun kıyametin kopmasına yakın bir zamanda vuku bulacağı da kesindir. Ancak bunun yeri, zamanı tam olarak belli değildir.
__________________
İyi insan olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.
Alıntı ile Cevapla
  5  
Alt 14-02-2006, 14:14:45
Üyeliği durduruldu
 
Standart

En dogru yaklasım hoba'dan geldi sanırım.

Malesef sunni kaynaklar bu konuda yetersiz.

Dipnot: İmam Cafer'i Sadık, 6. imam ( İlk mezhep Caferilik mezhebinin kurucusu ) Sunniler her ne kadar hak mezheplerden kabul etmesede İmam-ı Azam Ebu Hanefi nin hocası ve manevi babasıdır.
Alıntı ile Cevapla
  6  
Alt 15-02-2006, 00:30:10
 
Standart

Alıntı:
web Nickli Üyeden Alıntı
dogrumu diyorsun ya, ben merak ediyodum seyretcektim.. dur bakalim ben bir on arastirma yapayim
Evet aga aslında konu güzel ama...
Oyunculuk, çekimler, efektler tek kelimeyle REZALET!
Aslında tam bir komedi, millet film boyunca kahkahalar atıyordu salonda..
Sanıyorum her matinede bunlar yaşanıyordur. Gülmek istiyorsanız gidin.
Utanmadan o kadar reklamını yapıyorlar bi de, fragmana asla kanmayın ve 10 YTL nize yazık etmeyin, dandik bi domain alın daha iyi.. benden söylemesi..
__________________
hosting.wo.io Sınırsız Hosting
Alıntı ile Cevapla
  7  
Alt 15-02-2006, 13:10:24
Üyeliği durduruldu
 
Standart

valla fragman çok sıkı gözüküyordu bugün de gidecektim ama kötü diyorsunuz.
birde şunu hatırlatayım korku filmlerinde herzaman öküzler çıkar salonda gülerler korkmayan korkutulamayan adam numarası çekip karizma olmaya çalışır bu hibnalar.
ulan salak adam madem korkmuyon (aslında altına sıcar tek başına izlese de neyse) ne diye korku filmine gidersin.

neyse tırtıllar vadisi gibi gudik filmde de işim olmayacağına göre munih gelmiş ona gidek ama ulan israillileride sevmiyorum ki arkadaş...neyse ben sümer sinemasına gideyim ***** izliyim bari.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Bookmarks

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:29:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.

“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır”. H.Ş

Hosting by Radore Hosting

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan R10.net WebMaster Forum Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. R10.net hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler adresi ile iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde R10.net yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve Avukatlarımız size dönüş yapacaktır.
ARGUS_OK

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252