
26-10-2008, 02:10:40
|
| |
Alıntı: Senol Nickli Üyeden Alıntı
İlla burayı bana Nelson Mandela'ya çevirteceksiniz . Aşağıdaki yazı , Şamil Tayyar'ın Operasyon Ergenekon adlı kitabından alınmıştır .
Yazar hakkında :
17 yıl boyunca Milliyet'te görev yapmış , şimdilerde ise StarGazetesinde görev yapmakta ..
Bu yazıyı alıntılamamın sebebi , son 1-2 yıldır girdiğimiz süreci en iyi şekilde anlatan bir yazı olması . Medyada , üniversitelerde bile yaşanılanların iç yüzünü anlatıyor . SARIKIZ'IN MEKTUBU
2006 yılında Başbakanlığa bir mektup ulaştı . Mektuptaki satırlara bakılırsa gönderenin emli olan üst rütbeli bir subaydan geldiği anlaşılıyordu .
"Özellikle son dönemde Türkiye Cumhuriyeti 59. hükümet üyeleri ve icraatları aleyhinde yürütülen psikolojik harekat kapsamında sistematik bir biçimde yıpratıcı ve yıkıcı çalışmalar başlatılmaktadır .
Çekirdek kadrosunu bir kısım TSK mensubunun oluşturduğu , emekli askeri personel ile bazı sivil şahısları da kapsayan ve etki alanları oldukça geniş bir organizasyon tarafından yapılmaktadır .
Kitle iletişim araçlarını etkin kullanarak hükümet üyelerini kamuoyunda küçük düşürerek , inanırlık ve güvenilirliklerini zedeleyecek tarzda doğrulu ispatlanmamış haberleri yaymaktır . Bu ülkede kriz ortamı oluşturarak , mevcut rejim için öncelikli tehdit kabul ettikleri ve irticanın temsilcisi olarak gördükleri AKP hükümetini etkisiz hale getirmeyi amaçlamaktadırlar .
Başlıca görevi Türkiye Cumhuriyeti Devletini korumak ve kollamak olan TSK gibi bir kurumun mensubu olmakla gurur duyuyorum . Yetiştirilme tarzım ve aldığım eğitim gereği , anti laik oluşumların zararlılığına ve ülkemizi geri götüreceğine inanmaktayım . Bu nedenle de yukarıda belirttiğim illegal organizasyon tarafından şahsıma yapılan görev teklifini düşünmeksizin seve seve kabul ettim .
Bugüne kadarki süreç içinde yürütülen psikolojik harekat çerçevesinde planlanan görevlerde aktif olarak yer aldım . Söz konusu psikolojik harekat eylem planlarından AKP hükümetine karşı düzenlenen operasyonun adı SARIKIZ olarak belirlenmişti . Plana göre , öncelikle AKP'nin önde gelen isimleri hakkında kaplı bir fişleme çalışması yapıldı . Maddi çıkar amaçlı çetelerin yasa dışı faaliyetlerine göz yumularak fişleme çalışmaları sırasında kendilerinden azami derecede istifade edildi . Sonuçta tespit edilen çeteler sayesinde yıpranan TSK oldu . "
Bilahare basın ve yayın organlarının kontrol altına alınması maksadıyla geniş okuyucu kitlesine sahip , kilit haberleşmeci konumundaki yazarlarla irtibata geildi . Kimi çeşitli vaatlerle , kimileri ise üstü kapalı tehditlerle ikna edilen yazalar kanalıyla , "AKP,TSK'yı yıpratmak için sinsi planlar yapıyor ; AKP , Türkiye'yi sonu belli olmayan karanlık bir yola doğru sürüklüyor " tarzındaki temalar işlenerek kamuoyunun menfi yönde etkilenmesi amaçlandı .
Kilit haberleşmeci deyince ; tabvır , davranış ve sözleriyle geniş kitleleri etkileyerek harekete geçirebilecek pozisyondaki kişiler akla gelir . Politikacılar , sanatçılar , işadamları , aşiret liderleri kilit haberleşmecilere örnek gösterilebilir . Bu bağlamda , ülkemizde dünya çapında tanınmış sanatçıların , müzik ve eğlence programları esnasında , istenilen mesajların eğlendirme tekniğiyle hedef kitlelere iletilmesi yönündeki çalışmalar sürekli faaliyet olarak devam ettirilmektedir . Rektörlerle görüşülerek öğrencilerin hükümet aleyhinde eylemlerde bulunulmasına çalışıldı. Bu kapsamda basına yansıyan 10 Eylül 2003 tarihindeki Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman ile rektörlerin yaptığı görüşmenin haricinde yapılan gizli görüşmelerle de , 2 Mart 2005 ve 27 Şubat 2006 tarnde Ankara Üniversitesi'nde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in maruz kaldığı durum ile benzer hadiselerin temeli atıldı .
Sendikaların hükümet aleyhindeki tutum ve davranışlarının desteklenmesi benimsendi . Görsel prikolojk harekat ürünlerinin ( afiş , bildiri , bilboard) hazırlanarak uygun yer ve zamanlarda kullanılması kararlaştırıldı . Sivil toplum örgütlerinin yönlendirilerek hükümet aleyhinde kampanyalar düzenlenmesi teşvik edildi . Tüm bu faaliyetlerin eş zamanlı yürütülmesi ön görüldü . Laik rejimi koruma adına yaptığımız ifade edilen bu operasyon aslında bazı şaibeli kişilerin önünü açma amaçlı ve TSK içindeki bir grubun menfaatleri doğrultusunda yaptıkları bir harekat olduğunu , dolayısıyla TSK'ne ve cumhuriyetimize zarar verdiğini farketmiş olmam beni hayal kırıklığına uğrattı . Bu nedenle de birçok konuda aynı görüşleri paylaşmasak bile sizi bahse konu organizasyon hakkında bilgilendirme ve mecburiyetini kendimde hissediyorum .
----------
Kitap formatındaki bu uzun makalenin sonu geldiğimizde artık parçalar yerine oturmaya başladı .
Fotoğraf artık flu değildir .
Ak Parti'nin sürekli gizli ajandası olduğu öne sürülmüş ,ve AB sürecinde "kışla" sınırlarına çekilme zorunluluğu , "Vatan elden gidiyor " paranoyasıyla kamufle edilmiştir .
Ak Parti'nin iktidardaki ilk dönemi olan 2003-2004 yıllarında Sarıkız ve Ayışığı adı verilen darbe girişimleri başarısız olunca 2005 yılında yer altına inilmiştir .
Devletin derin dehlizlerinde meşale olarak kullandıkları "Atatürk" , "Bayrak" , "Millet" , "Şehit", "Vatan" gibi kutsal değerler üzerinden kendilerine çıkış yolu arayan ulusalcılar , burda kış uykusuna dalan Susurlukla karşılaştılar ..
----------
Bence de uyanın artık ta nasıl bir oyuna dahil olduğunuzu anlayın . | Şu yazdıklarını ispatlayabilirmisin ?
O yazılanlara tek bir cümle ile yanıt verildi zaten. Yapılan CUMHURİYET MİTİNGlerini darbe yapacaklar diye görüyorsunuz.... Alıntı: |
Zaten kurulmadı mı küçük küçük terör örgütleri ? Atatürkçü düşünce derneği , Kuvay-ı milliye derneği , kuvayi milliye derneği ve daha niceleri .
| söylediklerinde ciddimisin  terör örtümü bunlar yarın gideyimde add'inden çıkayım Alıntı: |
Konuyu açan arkadaşa sesleniyorum.. Bu yazdığın metinin kaynağını neden yazmadın.. Hangi AB yasalarından söz ediyorsun Kaldırılan bir tane Atatürk Resminin haber yapıldığını TV'den gördünmü...?
| Ben gördüm  yetmez mi ? haberlerde çıktı sen görmedi isen problem senin.
Konu OfisTech tarafından (26-10-2008 Saat 02:12:52 ) değiştirilmiştir..
|