+1907 diyorum ve eklemek istedigim şu noktada var.
Anneniz diyelim size öğlen bir yemek pişirdi. Afiyetle yediniz. Akşam oldu aynı yemegi ısıttı yediniz. Bir sonraki gün anneniz öğlen yine aynı yemegi ısıttı yediniz. Akşam yine ısıttı yediniz. Artık 3.ncü gün aynı yemegi yemek size keyif vermez hatta mideniz bulanır artık.
Google ve Veritabanındaki Dataları böyle bir örnekle kıyaslarsak.
Google bir web sitesine geldi makaleyi indexledi gitti. Veritabanına onu yerleştirdi. Sonra başka birileride aynı makaleyi çaldı geldi sitesine koydu.
Google gelip hammadde olan veriyi aldı datacenterına götürdü hammaddeyi işlerken gördü kü bu verilerin aynısı zaten kendi veritabanında var. Ve şöyle düşünüyor "Var olan bir veriyi neden tekrar tekrar depo edeyim ki.." (tıpkı aynı yemegi defalarca pişirip pişirip ziyaretçinin önüne koymak gibi) işte bu andan itibaren bilgiyi çalan site maça tabir-i caiz ise 1-0 yenik başlıyor. Yani sıralamaya sokarken, özgün makaleyi en üste tutuyor, çalıntıları alta alıyor.
Herşey bununlada kalmıyor. Örümceklerini eskisi kadar çalıntı siteye göndertmiyor. Niye göndertsin ki, nasıl olsa o sitenin içerigi veritabanımda var diyor. Sistem kaynaklarımı daha özgün içerikli siteleri indexlemek için kullanmam benim açımdan ve insanlık açısından daha iyi diyor.
Peki bizim ne yapmamız gerek?
Diyelim ki Haber sitemiz var ve Başbakanın yaptığı basın açıklamasını sitemizde yayınlayacağız ama bunu degiştirmemizde mümkün degil. Aynı basın açıklamasını onlarca haber sitesi yapacak ve bizde
"dublicate content" cezası alıp sitemizin google gözündeki itibarı zedelecek.
Bu durumda bizim yapacağımızı kendi cümlelerimiz ile basın açıklamasını harmanlayıp özgün bir yazı haline getirmek olacak.
Önce:
" Memurların maaşlarınında iyileştirme yapacağız" dedi..
Sonra:
"Başbakanımız yaptığı açıklamada kamu çalışanlarının maaşlarına zam yapmayı düşündüklerini belirtti".
Özetle:
Siteniz için bir emek harcarsanız ve bunu google görürse sizi eninde sonunda hakkınızı verir. Çalarak çırparak degilde kendiniz özgün içerik oluşturun.