Google Fan Webmaster Forum - Tekil Mesaj gösterimi - Bu roportaj okunur
Tekil Mesaj gösterimi
  1  
Alt 19-02-2007, 23:16:14
feedlen feedlen isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Üyeliği durduruldu
 
Standart Bu roportaj okunur

Bir süredir yapmak istediğim şeylerden biri bir kullanıcı ve yazar olarak parçası olduğum PilliNetwork‘un arkasındaki isimlerden aftermath (Cem Başpınar) ve hafifuyku (Hasan Yalçınkaya) ile sohbet/ropörtaj yapıp aklımdaki soruları sormak ve bizleri Pilli’nin perde arkası hakkında aydınlatmalarını sağlamaktı. Sonunda yoğun tempolarının arasında bana vakit ayırdılar sağolsunlar ve Campfire sayesinde 3′lu bir sohbet gerçekleştirdik geçtiğimiz cuma günü/akşamı.
Biraz uzunca bir sohbet oldu fakat sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyorum zira keyifli bir sohbetti ve ilk defa Okyanus Ötesi’nde öğreneceğiniz açıklamalarda bulundular. Ne gibi mi? Sosyomat’ta yakında göreceğimiz yeni reklam şeklinin ekran görüntüsü gibi ve yine Sosyomat ile ilgili çok önemli bir gelişme gibi.
Merak ediyorsanız buyrun keyifle okuyun:

Türker K.: Öncelikle ikinize de çok teşekkür ederim bir cuma akşamı zaman ayırdığınız için.
Cem B.: Estağfurullah, umarım çok uygunsuz bir saatte olmuyordur senin için okyanusun ötesinde
Hasan Y.: Rica ederim.
Pilli’nin Doğuşu ve İşleyişi

Türker K. : Pilli‘nin işleyişinden başlayalım dilerseniz sohbetimize. Kendi yağı ile kavrulmaya çalışan yenilikçi bir şirket nasıl işliyor, kadrosu kimlerden oluşuyor ve ne tip zorluklar ile karşılaşıyor böyle harika servisleri bizlere sunarken?
Hasan Y. : Vallahi, çok zor işliyor. Canımız çıkıyor
Türker K.: Tahmin edebiliyorum
Hasan Y.: Şimdi pilli aslında bir şahıs firması. 2000 yılında yaptığım freelance işlere fatura verebilmek için kurmuştum. Cem ile arkadaşlığımız da bu kadar eski, ama ortaklığımız 2005 yılının mayısında başladı.
Türker K.: Yani temel olarak sizi ikinizsiniz yönetimde
Cem B.: Evet. Pilli’nin dışarıya yaptığı işlerde değil, beraber yaptığımız projelerde ortağız.
Türker K.: Anladığım kadarı ile dışarıya yaptığınız işler ile Pilli Network’u ayakta tutmaya çalışıyorsunuz? Öyle mi?
Hasan Y.: Evet. Uzunca bir süredir bu böyleydi. Ama çok kısa zaman önce, Sosyomat‘ta bizi yaşatacak kadar iyi bir potansiyel olduğunu keşfettik ve artık dışarı iş yapmayı bıraktık. Şu anda Pilli dediğimiz oluşum Cem, ben, eşim (shane) ve programcımız ufuk’tan (stalker) oluşuyor. Bir de uzaktan contractor olarak katılan Onur var (postexitus).
Gelir Paylaşımı Modeli

Türker K.: Anlıyorum. Sosyomat’a biraz sonra değineceğim zaten. Türkiye’de okuyucu ile gelir paylaşma metoduna ilk başlayan oluşumsunuz. Dünyada bile kullanıcı tarafından oluşturulan içerikten gelir paylaşımı modeli yeni yeni oturuyor. Siz bu yeniliği yapmaya nasıl karar verdiniz?
Cem B.: Blog mevzusuyla Hasan 99′dan beri uğraşıyordu, ben ise e2000 yılından beri uğraşıyordum. Yıllar geçtikçe blog olayına artan ilgi, Google Adsense gibi araçlarla para kazanma şansı sayesinde ciddiye alınabilecek bir iş haline gelmeye başladı. siteler az da olsa gelir elde etmeye başladılar. Biz de acaba bu geliri yazarlarına bir şekilde geri döndürebilir miyiz diye düşünmeye başladık. Önce maaş, prim, hediye gibi fikirler üzerinde durduk. Ancak sonra bunun için bir program yazıp, gelirleri adil bir şekilde dağıtmanın en iyi yöntem olacağına karar verdik. Çıkış noktası bu diyebiliriz.
Hasan Y.: Blog yazarak hayat kazanmak ikimizin de fantazilerinden biri idi aslında. Henüz Türkiye’de imkansız, ama gelecekte niye olmasın diye düşündük.
Sade Tasarım, “Less is more”

Türker K.: Bunu gerçekleştirmek için kullanıcıya verdiğiniz platform da aslında dikkatlerden kaçmamali. Ben sizi hep 37 Signals‘a benzetiyorum. “Less is more” (az daha çoktur) tarzı bir yaklaşım görüyorum. Bu ne kadar doğru bir gözlem sizce?
Hasan Y.: Eh, abilerimiz. Evet. Less is more düsturuna katılıyoruz. Ama bazen kendimizi tutamadığımız, “çok”a kaçtığımız oluyor.
Türker K.: Aslında Pilli’nin verdiği fonksiyonlar yeterli de olsa yine de bir çok yeni özellik isteği geliyor. Buna karşı pozisyonunuzu korumanız başarılı ama aynı zamanda zor tabii. İnsan ister istemez bu da olsa güzel olur diyordur herhalde.
Cem B.: Evet, siteleri kullanan arkadaşlarımızdan da bolca istek geliyor. Aslında “less” biraz da bizim imkansızlıklarımızdan kaynaklanıyor.
Hasan Y.: Evet, ikimiz de programcı değiliz. Dolayısıyla süper tasarruflu kullanmamız gereken programcı gücünü kullanmadan önce 40 kez düşünmemiz gerekiyor. Yani önce istekler geliyor. İkimizden birinin filtresinden geçiyor. Saatlerce kavga ettikten sonra aşırı iyi bir fikirse uygulamaya koyabiliyoruz
Cem B.: Uzun uzun yapılacakları listeliyor olsak da sonuçta ürün bir takım araçları çağırıyor.
Sitelerin Yönetimi, Müdürler, Editörler

Türker K.: O kadar az iş gücü ile bu kadar işi başarmak çok zor. Fakat bazen yorumlarda okuyorum editörler ile moderasyon ile ilgili bir çok şikayet oluyor. Bu bildirinin bu sitede ne işi var tarzı yorumlar oluyor. Toplamda kaç editör var mesela Bildirgeç için?
Cem B.: 2 müdür 2 de editörümüz var. Günün farklı saatlerinde sitenin boş kalmamasını sağlamaya çalışıyorlar. Gece 12 ile sabah 8 arasında genellikle dinleniyor oluyoruz ve yazı yayımlanmıyor. Ancak istisnai durumlar olabiliyor, uyanık olma durumuza göre.
Türker K.: Müdür veya editör olmak için ne şartlar gerekiyor peki?
Cem B.: Müdür siteyi sahiplenen kişi. Ekibi yönetmek onun görevi. Bunun dışında bir blogun büyümesi için gerekli fırsatları, yöntemleri avlaması da gerekiyor. Mesleki sosyalleşme gibi.
Hasan Y.: Siteye yazı gelmezse kolları sıvayıp bir yazı yazmak mesela müdürün görevi. Ama tabii Bildirgeç’te böyle bir durum hiç olmuyor.
Cem B.: Editör ise ise içerik ile ilgileniyor. Yazı onaylama, yasa dışı içerik olmamasını sağlama gibi. Pilli’nin görevi ise, altyapıyı ayakta tutma, geliştirme; reklam alanlarını pazarlama, hosting gibi teknik ihtiyaçları çözme gibi şeyler.
Bildirgeç Nereye Gidiyor, Digg Olacak mı?

Türker K.: Şimdi bazen Bildirgeç’te okuduğum yorumlar gibi bir soru sorayim: Bildirgeç nereye gidiyor?
Hasan Y.: Anlat Cem
Cem B.: Bildirgeç Türkiye’nin metafilter’ı olma yolunda ilerliyor bence. Aslında pek çok kişi Digg olmasını umuyor sanırım.
Türker K.: Aklımdaki sorularda o da vardı zaten
Cem B.: Digg’den çok önce hem Hafif için hem de Bildirgeç için moderasyonun kullanıcılar tarafından yapılması olayını denedik. Hatta birkaç sene denedik diyebiliriz.
Hasan Y.: Tam anlayamadığımız bir sebepten, kamplaşmalar doğuruyor bu yöntem. Bir grup diğerinin yazısını batırıyor, kendi grubundan kötü bir yazıyı yükseltip yayına alıyordu mesela. Bu yüzden yazıları yazanların kimliklerini gizlemeyi de denedik. Ama üsluptan birbirlerini hemen tanımaya başladılar.
Türker K.: Bir nevi Digg’in problemleri arasında zaten bu kamplaşma problemi.
Cem B.: Evet. Bu sorunu çözebilmek için bizce kompleks algoritmalar, büyük uğraşlarla tasarlanmış altyapılar gerekiyor. Hile korumaları ve saire.
Hasan Y.: Vallahi çok isterdim ben Google gibi insansız bir yöntemle yazının enteresan olup olmadığını anlayabilelim. O zamanlar o kadar kalabalık da değildi siteler. Belki Digg’de bu yüzden çalışmış olabilir. Ve belki Bildirgeç’in de şu andaki üye sayısı çalışmasına yetebilir. Ama emin olamıyoruz. Biraz ağzımız yandı diyebiliriz.
Cem B.: Bir dönem sitelerde mim dediğimiz formatı denedik. Digg’e daha uygun, tek link ve kısa bir açıklayıcı metin içeren yazı türü.
Hasan Y.: (mim = meme)
Cem B.: Eğlenceli ama o da farklı bir yapı gerektiriyor sanki. Çok sayıda mim giriliyordu, böyle bir yapı da enteresan ve enteresan olmayan ayrımı doğuruyordu, ve bu sorunu digg gibi bir yöntemle çözmedikçe çok yararlı bir sonuç alınamıyordu.
Hasan Y.: Bir de tembelliğe itiyordu insanları. İki cümle yazıvereceğimize linki verip geçiyorduk.
Cem B.: Bildirgeç’i dönüştürmek gibi bir fikrimiz yok da Pillinetwork’e dahil ayrı bir mim sitesi hala yapamadığımız için her daim ağlamaklıyız.
Hasan Y.: Ben bu arada Digg’den gayrı Hafif için mim devrini geri getirmeyi düşünüyorum. Hem özledim, hem de Bildirgeç’in hızını kıskanıyorum.
Türker K.: İlginç bir karar. Moderasyonsuz mu?
Hasan Y.: Mantıken öyle ama düşünmek gerekiyor. Bu arada Hafif’in yönetimi artık bende değil. 7 yeni müdürde.
Cem B.: Mahşerin 7 atlısı.
Hasan Y.: Onlarla da tartışıyoruz şu anda.
Pilli API

Türker K.: Şöyle biraz başka bir yöne kayacak olursak: Sizin gibi web 2.0 servisleri diyebileceğimiz servislerin en önemli özelliklerinden biri API sunmaları diyebiliriz. Hiç Pilli API düşünüldü mü?
Hasan Y.: Çok çok istiyoruz, ama henüz mesai ayıramıyoruz. API önce refah gerektiriyormuş
Cem B.: Sosyomat’ın daha ilk taslak dökümanında api için bölümler bulunuyor ancak henüz RSS çıktılarını bile yapamadık
Hasan Y.: Yani önce normal kullanıcıların bütün problemlerini çözelim, ondan sonra programcı olanlarınkilere geçelim diye düşünüyoruz.
Türker K.: Evet RSS büyük bir eksiklik olarak göze çarpıyor ama vakit sıkıntısı ön planda. Aslında API’yi sizin işinizi kolaylaştıracak bir yatırım olarak da görüyorum ben programcıların problemlerinden ziyade. Sizden istenebilecek özellikleri başkası yapabilir en nihayetinde bir API ile.
Hasan Y.: Haklısın. Yayılmaya da büyük yardımcı.
Türker K.: Ama tabii Sosyomat henüz çok genç. Umuyorum kısa zamanda kullanıcı problemlerini çözersiniz ve sıra daha başka yeniliklere gelir.
Hasan Y.: İnşallah. Dediğim gibi dışarı iş yapmayı bıraktık. Üzerimizdeki son bir kaç işi bitirdikten sonra tamamen kendimizi ve bütün kaynaklarımızı Pillinetwork ve Sosyomat’a adıyoruz.
Sosyomat, Alexa Araç Çubuğu, Reklam Verenler

Türker K.: Hazır Sosyomat demişken, Alexa araç çubuğu ve reklamlara da değinmek istiyorum aslında. Bir faydasını gözlemleyebildiniz mı kısa süre zarfında?
Cem B.: Evet, o konuda şöyle bir sorunumuz vardı; sitelerin rakamları çok iyi gitmelerine rağmen alexa istatistiklerinde vadiler bulunuyordu. Gerçek rakamlara yakın sonuçlar yansıtabilsek reklam alma konusunda daha başarılı olabileceğimizi düşündük. Aslında bu bir tek bizim sorunumuz da değil diye düşünüyorum ben. Sonuçta önemsenen bir veri olduğu halde, biz pek dikkate almıyorduk. bu konuya ilgiyi arttırmamız gerektiğine dair bir çağrı yazısı yazdım. Akabinde de bizim grafikte olumlu bir artış gözlemledik. umuyorum diğer katılanlarda da olumlu bir artış olmuştur.
Türker K.: Aslında Alexa istatistikleri tek kıstas olmamalı bence. Dünyada da tartışılıyor benzer şeyler. Sayfa gösterimi ölçümünün devri kapandı diyor herkes fakat yeni bir ölçüm kıstası henüz bulunamadı
Bence en güzel metrik komünite bence. Reklam verenler Sosyomat’in istatistiklerinden ziyade oradaki komünitenin gücüne bakmayı keşfetmeliler.
Cem B.: Komünite gücü fikrine katılıyorum. Ancak penetrasyon evresinde grafikler önemli olabiliyor.
Hasan Y.: Şu anda Türkiye’de markalar bir siteye reklam vermek için illa çok çok yüksek sayfa gösterimleri bekliyor. Bu rakamları tutturan blog da çok az.
Cem B.: Niş pazarına beklediğimiz ilginin olmadığını da gözlemledik, ek bilgi.
Hasan Y. Aslında sıkı bir reklamcıdan henüz Türkiye’de internetin kendisinin niş olarak görüldüğünü duydum.
Türker K.: Çok ilginç. Gerçekler düşünmek istediğimizden ne kadar da farklı.
Cem B.: “Okyanus Ötesi”nden epey farklı
Hasan Y.: Televizyonun yanında internet bütçeleri sözünü etmeye bile değmez durumda.
Türker K.: Bizim günümüze ayak uydurmamız için çok daha fazla zaman var anlaşılan.
Cem B.: Hasan’ın bu aralar sosyomat nedeniyle toplantı yapmadığı kimse kalmadı.

Hasan Y.: Cem rahat tabi İzmir’de. Ama o da bir toplantı yaptı hakkını yemeyelim
Alıntı ile Cevapla


Sponsored Links
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256