Hocam öyle olabilir ama sonuçta ülkenin yönetim biçimi Cumhuriyet.Ülkenin bir cumhurbaşkanı ve oylama ile secilen bir başbakanı ve hükümeti var
Suriye'de sandığınız gibi bir demokrasi modeli yok, mevcut partilerin hepsi bir kesime hitap eden partiler bu kesimin ülke nüfusuna oranı ise %30 bunu şu şekilde daha iyi örnekleyebiliriz; Tayyip erdeoğan şuandaki kendine rakip tüm partileri kapatıyor. Sadece sadet partisi ve ona benzer aynı çizdeki partileri açık bırakıyor. Öldüğündede yerine oğlu geçiyor ve bu böyle devam ediyor.
Seçimler oluyor evet ama sadece zamanında babasının izin vermiş olduğu partiler seçime gidebiliyor.
Suriye'nin Siyasi Görünümü
Suriye, bağımsızlığını kazandığı 1946dan 1970 yılına kadar, darbeler ve karşı darbelerin yaşandığı istikrarsız bir dönem geçirmiştir. 1963 yılında Arap Sosyalist Baas Partisi darbeyle yönetimi ele geçirmiş, 1966 ve 1970 yıllarında ise parti içi darbeler yaşanmıştır. 1970 yılındaki darbeyi gerçekleştiren dönemin Savunma Bakanı Hafız Esad, önce kendini Başbakan ilan etmiş, ardından 1971 yılında düzenlenen ve tek aday olarak katıldığı referandumda Cumhurbaşkanı olmuştur.
Hafız Esad, ayrıca, darbenin hemen ardından 1970 yılında 173 sandalyeli Halk Meclisi ihdas etmiş, 1972 yılında Baas Partisinin de dâhil olduğu Ulusal İlerici Cepheyi kurmuş, 1973 yılında da Suriyenin hala geçerli olan yeni anayasası referandumla kabul edilmiştir.
Anayasada, Suriye Arap Cumhuriyeti demokratik, halkçı ve sosyalist bir devlet olarak, Baas Partisi ise toplumun, devletin ve Ulusal İlerici Cephenin lider partisi olarak tanımlanmıştır.
Suriyede Ulusal İlerici Cephe içinde yer alan partilerin dışında, yeni partiler kurulmasına izin verilmemektedir. Bununla birlikte, resmen tescil edilmemiş olmakla birlikte, gayri resmi olarak faaliyet göstermesine müsamaha gösterilen 25 civarında siyasi parti mevcuttur. Bu partilerin çoğu Kürtler tarafından kurulmuştur. Diğer yandan, Anayasada 1990 yılında yapılan bir değişiklikle Halk Meclisinin üye sayısı 250ye çıkarılmış ve ilk defa belli sayıda bağımsız üyelerin de seçilmesine izin verilmiştir.
1963 yılından beri iktidarda bulunan Baas Partisi, iktidarını kısmen Ulusal İlerici Cephe içindeki diğer partilerle paylaşmakta olup, bu çerçevede Halk Meclisi ve Hükümette Baas Partisinin yanı sıra sözkonusu partiler de temsil edilmektedir. Bununla birlikte, Suriyede asıl iktidar Cumhurbaşkanının elinde bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı, aynı zamanda, Baas Partisi Genel Sekreteri (Genel Başkanı), Ulusal İlerici Cephe Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanıdır. Cumhurbaşkanı 7 yılda bir halkoyu ile seçilmektedir. Seçilme sınırı yoktur.
Cumhurbaşkanı Hafız Esadın 10 Haziran 2000 tarihinde vefat etmesi üzerine, o sırada 34 yaşında olan oğlu Beşar Esadın Cumhurbaşkanı olabilmesi için, Anayasada değişiklik yapılarak Cumhurbaşkanlığı yaş sınırı 40tan 34e indiriliş ve Beşar Esad 10 Temmuz 2000 tarihinde düzenlenen referandumda % 97.29 oranında oy alarak Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Beşar Esad, 27 Mayıs 2007 tarihinde düzenlenen referandumda da oyların % 97.62sini alarak ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Cumhurbaşkanı Beşar Esadın iktidara gelmesinden hemen sonra Suriyede demokratikleşme, insan hakları ve ifade özgürlüğü alanlarında kısa süren nispi bir açılım dönemi yaşanmıştır. Şam Baharı olarak adlandırılan bu dönemde, Ulusal İlerici Cephe içinde yer almayan grup ve partilerin kamuya açık toplantılar düzenlemelerine ve farklı görüşler seslendirmelerine imkân tanınmıştır. Ancak, bu dönem 2001 Şubat ayında iki bağımsız milletvekilinin (Mumin Homsi ve Riad Seif) siyasi reformlar talep etmeleri nedeniyle yasadışı olarak Anayasayı değiştirmeye teşebbüs suçundan yargılanarak hapse atılmalarıyla sona ermiştir. Bu tarihten itibaren, Cumhurbaşkanı Esad, Suriyenin dış politikada karşılaştığı sorunları da ileri sürerek siyasi reformları bir kenara bırakmış ve ekonomik alanda tedrici reformlara yönelmiştir. Diğer yandan, ülkede demokrasi ve reform talep eden çok sayıda muhalif, 2005 Ekim ayında Şam Deklarasyonunu imzalamışlar, ancak bu muhaliflerden bir kısmı daha sonra hapse atılmış, bir kısmı ise ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır
2011 yılı başında Tunus ve Mısırda başlayan ve Arap Baharı olarak adlandırılan demokrasi ve değişim rüzgarı, Suriyeyi de derinden etkilemiştir. Ülkede 2011 Mart ayından bu yana demokrasi, özgürlük, hak ve hürriyet talebi ile süregiden mücadele yoğunlaşarak devam etmektedir. Suriye Rejiminin sorumlu olduğu şiddet sarmalında bugüne kadar hayatını kaybedenlerin sayısı 70 bini geçmiştir. (Bu hususta etraflı bilgiye Türkiye-Suriye siyasi ilişkileri kısmından erişilebilir)
kaynak:
http://www.mfa.gov.tr/suriye-siyasi-gorunumu.tr.mfa