Demek Ankara İletişimdesin. Bilmiyorum Özkam Hocanın kamera grubu hala duruyor mu? 1. Kuşağı televizyon kameramanı olmuştu. 2. kuşağından 3 yönetmen çıktı, Özgür Doğan, Taner Baltacı, Ozan Açıktan... Peki diğerleri? Yani diğerleri vasıfsız mıydı senin gözünde?
Ozan'ın imkanı vardı polonyaya ya da doğu avrupada bir ülkede kendini çok geliştirdi sonra dönünce asistanlıktan reklam yönetmenlğine geçti. Özgür Doğan benim yukarıda önceki mesajlarımda yazdığım bum tutmaya istanbul'a giden adamdır. İstanbul'da kalacak yeri vardı ve istanbul'a gitti...
Yani genç kardeşim sana tavsiyem iletişim fakültesi hiç bir işe yaramaz. Okuldan kaç kendine ne alan hedefliyorsan orada bir iş bul. Çünkü sen henüz çalışacağın sektörün dinamiklerini anlamamışsın. Yönetmen olmak için iletişim fakültesi okunmaz. Yönetmen adam güzel sanat fakültesinde eğitilir iletişim fakültesinde değil. Mimar Sinan Sinema bölümü gibi istisnalar vardır direk sektörün aktörleri ile teori ve pratiği birleştiren. Ama sıradan bir iletişim fakültesi sadece iletişim tarihinin öğretildiği bir amatör yetiştirme yuvasıdır.
İletişim fakülteleri amatör yetiştirirler. O okula giren ile girmeyen arasında çok fark yoktur sektörde. Ziraat Fakültesi bitirip gazeteci olanlar vardır, işletme bitirip radyocu olanlar veya mühendislik okuyup yönetmen olanlar da vardır. O yüzden bir üniversite eğitimi yapılacaksa iletişim fakültesi gereksizdir. Adam gibi bir okul okuyup ilgiliniz varsa sinema ile uğraşabilirsiniz, kimse size sen maliye okumuşsun görüntü yönetmeni olamazsın demez.
Ankara İletişim değil hocam, Atatürk Üniversitesi