digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Backlinksiz bir yere gelmeniz 3 yıl sürer, backlink ile 3 ay sürer. 3 yıl özgün ve ziyaretçiyi doyuracak içerik için emek zaman ilgi vermek mi daha masraflıdır, 3
ay ilgi zaman verirken backlink almak mı?
Türk insanı maliyet hesabı yaparken son derece bilinçsiz. Senin doğal backlinkleri elde etmeye başlayıp patlayan bir proje haline gelmen yıllar alır sabrın varsa. Ama backlink ile o hite kavuşman 3 ay alır.

Gevurların çok dikkat ettiği ama Türk insanının emeğini harap eden bir kavram vardır iktisatta. Opportunity Cost. Yani fırsat maliyeti. Bunun anlamı şudur. Bir işe bir emek harcarken elde ettiğin kazançtan, önündeki diğer fırsatlardan kazanabileceğin parayı düşmektir. Böylece asıl karını görürsün.
Yani her akşam 8'den gece 3'e kadar bilgisayar başında sabahlayıp adsenseden aylık 500$ kazanan arkadaşlar burada size hava atabilirler. Ama aslında zarardadırlar. Çünkü en dandik bir restoranda bile gece 10-02 arasında sadece bulaşık yıkadığınızda size en az 50 lira yövmiye verirler. Aylık 1500 lira yani 1000$ eder. Yani bizim $500 yaptığında kendini iş yapmış zanneden arkadaş
aslında 500$ zarardadır.

Siz de backlink almadan 1 sene uğraştığınızda bilgisayarınızın yakacağı elektriği, o esnada harcayacağınız emeği, ve o emeği harcadığınızda gelir geitrebilecek başka işleri düşünürseniz gerçek maliyeti farkedebilirsiniz. Bir insan nasıl başarılı olur biliyor musunuz? Hafta sonu bir yerde çalışır 100-200 lira kazanırsınız onu backlink içerik yazılım tasarım seo danışmanlığı olarak websitenize yatırırsınız. Siteniz gerçekten kaliteli ise bir gün hafta sonu çalışmanızı gerektirmeyecek şekilde bir kaç ay içinde size kendini döndürecek parayı kazandırmay abaşlar. Bunun adı projedir. Kaynak ve bütçeyi çalışarak yaratırsınız ve projenizi para ile desteklersiniz. Diğer türlü bir yere gelebileceğinizi hayal etmeyin.

Bizdeki asıl problem sıralamanın değişmesi ile hitlerin düşmesi. Bunun nedeni de hite yönelik site yapılması. Sitenin kurumsal yapısı markalaşması ve ziyaretçi memnuniyeti ile hiç ilgilenilmemesi. Eğer ziyaretçiyi memnun ediyorsanız, diğer sitelerden daha kaliteli içeriğiniz varsa zaten ziyaretçi arama yapmadan sitenize gelmeye başlar.

Web sitenizi bir berber ya da kuaför dükkanı gibi düşünebilirsiniz. Müşteri bir kere diğer kuaförde sıra olduğu için size geldi mi onu o kadar memnun etmelisiniz ki bir daha başka kuaföre gitmemeli. Böylece 6 ay içinde bir sürü kendinize ait müşteriniz olur. Web sitesi de bu disiplinle gitmeli. Ziyaretçiye aradığı şeyi o kadar iyi vermelisiniz ki googleda aramadan direk size gelmeli.

Bir de ciddi proje ile 3. dünya ülkesi projesi arasındaki fark nedir biliyor musunuz? Marka yaratma gücü. Bir katma değerdir marka. Bakın bizim interneti seodan ibaret gören beceriksiz webmaster kitlemiz sadece sıralamalara odaklanır. O zaman da bu sitede hitim 20k dan 2k ya düştü diye ağlayanları görürsünüz. Markalaşan kaliteli bir web sitesinin hiti hiç bir zaman 20k'dan 2k ya düşmez. Mesela, fullsuperdivxizleindir.com yerine portakalseverim.com diye bir websitesi açıp içine divx film doldurursanız domain avantajını yitirirsiniz. Ama marka avantajı elde edersiniz. Özellikle sitenizi güncel ve kaliteli tutabiliyorsanız bir ziyaretçinin tek girişte domaininiz aklına yer edebilir. Ve ziyaretçilerin %60'ı bir sondaki sefer googleda arama yapmadan size gelebilir.

Ya da ensonkraloyunlarinhepsiburada.com gibi salak domainler peşinde koşan yurdum webmasterları, en beğenilen 100 oyunu toplayıp doğru düzgün eğlenceli grafiklerle düzenlenmiş bir flash oyun sitesine ekleyip. Domainin adını da SUTUMUICMEDENYATMAM.COM gibi bir domain yaparsa, bir çok çocuk ve onları eğitmek isteyen ailesinin ilk tercihi olur. Aramalarda 1.sırada çıkmanıza gerek yok. Günlük 50 takil hit alsanız bu 50 kişinin 20 kişisi size muhakkak geri döner memun edebildiyseniz. Bir bakarsınzı 6 ay sonra 180günx20hit =3k hitiniz olmuş. 1 sene sonra 10k...

Neden Türkiye'den büyük proje çıkmıyor?
Çünkü youtube sitesini türkler kurmuş olsaydı domaini watch-video-now.com olurdu. ya da google'ı bir türk projesi olsaydı domaini searchwebsite17.com olurdu.

Ne tek başına backlink. Ne tek başına içerik.
Bir proje demek her aracı aynı anda doğru oranda ve verimli kullanırken markanızı ve kurumsal kimliğinizi ziyaretçiye benimsetmektir.

Her websitesinin
özgün logosu,
kurumsal rengi,
kurumsal fontu,
kurumsal müziği,
kurumsal sloganı
olmalıdır.

Facebook'un fontunu hepiniz bilirsiniz, ve rengi mavidir.
Akbankın fontunu her yerde tanırsınız, rengi kırmızıdır. Ve o kırmızıya yakın bir kırmızı gördünüz mü aklınıza hep akbank gelir.
Garanti bankası yeşildir. Web sitesi de yeşildir, banka kartları da, şubeleri de...
Ve sen her o yeşil tonunu gördüğünde hiç bir şey yazmasa da aklına garanti bankası gelir.

bu yazıdaki beklentiler bir çok arkadaşın seviyesini aşar biliyorum.
Ama en azından bazı arkadaşların da hayal güçlerini çalıştırır belki.
çünkü 10 liraya domain 20 liraya hosting, üzerine bedava tema, ardından 20 liralık botla 1k içerik ve 50 liraya 1000 imleme peşinde koşanlar seyyar satıcılar gibidir.
Aynı et aynı soğan, aynı buğday, aynı domates ile seyyar satıcı da köfte ekmek satar, burger king de köfte ekmek satar.
Seyyar satıcı 2-3 liraya satar burger aynı köfte ekmeği 8 liraya satar. Seyyar satıcı soğukta karda kışta müşteri kovalar zabıtadan kaçar günde 100-200 lira zor kazanır. Burger king hiç bir şey yapmadan mağaza üzerinden günde 10.000 lira kazanır.
Çünkü burger king markadır. O markaya katma değer yaratmıştır.
Bizim webmasterlarımızın %99,99'u ise seyyar satıcı zihniyetindedir.

Doğru söze ne hacet...